İran’ın başkenti Tahran’da, ülkenin devrik dini lideri Ali Hamaney ve aile fertleri için 23 Mart 2025 Pazar günü İmam Humeyni Musalla Camisi’nde toplu cenaze namazı kılındı. Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre, milyonlarca kişinin katıldığı törende, Hamaney’in naaşı, bir tabut içinde musallaya getirilirken, katılımcılar büyük bir üzüntü ve yas içindeydi. Tören, İran devlet televizyonu tarafından canlı yayınlanırken, ülke genelinde üç günlük yas ilan edildi. Hamaney’in cenazesi, daha sonra toprağa verilmek üzere Kum kentine götürüldü.
Gelişmenin arka planı
Ali Hamaney, 1981’den bu yana İran’ın dini lideri olarak görev yapıyordu ve ülke siyasetinde kritik bir rol oynuyordu. Ölüm nedeni henüz resmi olarak açıklanmazken, devlet medyası “kalp krizi” geçirdiğini bildirdi. Hamaney’in vefatı, İran’da Ruhullah Humeyni’den sonraki en önemli dini figürün kaybı olarak değerlendiriliyor. Cenaze törenine, Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen’den gelen üst düzey siyasi ve dini yetkililer katıldı. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, yaptığı konuşmada Hamaney’in “İslam devriminin kalesi” olduğunu vurguladı. Törenin ardından Hamaney’in halefinin kim olacağı konusunda tartışmalar başladı. Uzmanlara göre, İran Anayasası’na göre yeni dini lider, Uzmanlar Meclisi tarafından seçilecek. Bu süreç, ülkede siyasi istikrarı etkileyebilir. Özellikle Hamaney’in veliahtı olarak görülen oğlu Mücteba Hamaney’in adı geçse de, bu durum rejim içinde tartışmalara yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hamaney’in ölümü, Ortadoğu’da dengeleri değiştirecek bir gelişme olarak görülüyor. İran, bölgede Irak, Suriye, Lübnan (Hizbullah) ve Yemen’deki (Husiler) vekil güçler aracılığıyla etkisini sürdürüyordu. Hamaney’den sonra yeni liderin kim olacağı, bu politikaların devam edip etmeyeceğini belirleyecek. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail, gelişmeyi yakından takip ederken, ABD ve Avrupa Birliği, İran’daki siyasi sürecin barışçıl ve şeffaf olması çağrısı yaptı. İran’ın nükleer programı ve uluslararası yaptırımlar konusundaki tutumu da yeni liderle birlikte değişiklik gösterebilir. Çin ve Rusya, İran’ın istikrarından yana tavır alırken, bu ülkelerle ilişkilerin devamı bekleniyor. Bölgesel güç boşluğu, özellikle Irak ve Suriye’de yeni çatışmaları tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’da dini lider değişimi, Türkiye’nin Ortadoğu politikasını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran ile enerji, ticaret ve güvenlik alanlarında işbirliği yaparken, bölgesel rekabet (Suriye, Irak, Kafkasya) sürüyor. Yeni liderin daha pragmatik veya daha sert bir çizgi izlemesi, Türkiye’nin İran sınırındaki güvenlik risklerini (PKK/PYD bağlantıları, uyuşturucu kaçakçılığı) değiştirebilir. Ayrıca, İran’da yaşanabilecek siyasi istikrarsızlık, Türkiye’ye yönelik göç dalgalarını tetikleyebilir. Türkiye, bölgedeki dengeleri korumak ve kendi çıkarlarını güvence altına almak için yeni İran yönetimiyle diyaloğu sürdürecek, ancak özellikle Astana süreci ve enerji koridorları gibi konularda hassas bir denge politikası izleyecektir.