İran, Güney Kore'yi ABD öncülüğündeki Hürmüz Boğazı misyonuna katılması halinde, İran'da dondurulmuş yaklaşık 7 milyar dolarlık Güney Kore varlıklarını kaybetmekle tehdit etti. Tahran yönetimi, Seul'e yaptığı açıklamada, misyona katılımın ikili ilişkilerde ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. Konuya yakın kaynaklara göre, İran Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Güney Kore hükümetine ilettiği mesajda, 2019'dan bu yana ABD yaptırımları nedeniyle bloke edilen varlıkların iadesi için tek yolun İran'a yönelik düşmanca tutumdan vazgeçmek olduğunu belirtti. Güney Kore, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik azami baskı politikası kapsamında iki ülke arasındaki ticaret nedeniyle İran Merkez Bankası'na ait hesaplara el koymuştu.
İran'ın uyarısının arka planı
İran'ın hamlesi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz güvenliğini sağlamak amacıyla başlattığı koalisyon çabalarına bir yanıt niteliğinde. Washington, son aylarda Basra Körfezi'nde petrol tankerlerine yönelik saldırıların ardından müttefiklerini ortak bir deniz operasyonuna katılmaya çağırıyor. İngiltere, Avustralya ve bazı Körfez ülkeleri misyona destek verirken, Güney Kore henüz resmi bir karar açıklamadı. Ancak Seul yönetimi, ABD ile müttefiklik ilişkileri ile İran'daki ekonomik çıkarları arasında denge kurmaya çalışıyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abbas Musevi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Bölge dışı ülkelerin körfezde oluşturduğu her türlü koalisyon, istikrarsızlığı artıracaktır" demişti. Musevi, Güney Kore'nin olası katılımını "düşmanca bir adım" olarak nitelendirdi.
Güney Kore cephesinde ise Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, İran'ın uyarısını dikkate aldıklarını ancak henüz bir karar vermediklerini belirtiyor. Seul'ün önceliği, İran'da bloke edilen 7 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılması. Bu meblağ, Güney Kore'nin ihracatçılarına ait ve İran'ın petrol alımları karşılığında ödenmesi gereken bir tutar. ABD yaptırımları nedeniyle bu para 2019'dan beri İran Merkez Bankası'ndaki hesaplarda tutuluyor. Güney Kore, varlıkların iadesi için İran ile görüşmelerini sürdürüyor ancak ABD'nin yaptırım rejimi buna engel oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. ABD'nin burada oluşturmaya çalıştığı deniz koalisyonu, İran'ın bölgedeki etkisini kısıtlamayı amaçlıyor. Ancak İran, boğazı kapatma tehdidini sık sık gündeme getirerek karşı baskı oluşturuyor. Tahran, askeri misyonlara katılan ülkeleri ekonomik ve güvenlik alanında cezalandıracağını açıkça belirtiyor. Güney Kore gibi Asya ülkeleri, enerji güvenlikleri nedeniyle Körfez'de istikrarı önemsiyor. Öte yandan İran ile ticari ilişkileri de göz ardı edemiyorlar. Bu ikilem, ABD-Çin rekabetinin gölgesinde daha da karmaşık hale geliyor. Çin, Hürmüz'deki ABD öncülüğündeki misyona karşı çıkıyor ve bölgede kendi deniz güvenliği mekanizmalarını kurmaya çalışıyor. Güney Kore'nin kararı, ABD ile ittifak ilişkileri ve İran ile ekonomik bağları arasında bir denge sınavı olacak. Ayrıca, Kuzey Kore ile yürütülen nükleer müzakereler sürecinde ABD ile uyumlu hareket etmek Seul için stratejik önem taşıyor.
İran'ın tehdidi, yalnızca Güney Kore ile sınırlı değil. Tahran, Japonya ve diğer Asyalı müttefikleri de benzer şekilde uyarıyor. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "Bölgede güvenlik sağlamak isteyen ülkeler, İran ile işbirliği yapmalı, ABD'nin oyununa gelmemeli" ifadelerini kullandı. Zarif, ABD'nin körfezdeki varlığının zaten gerginliği artırdığını savundu. İran'ın bu çıkışı, aynı zamanda nükleer anlaşmadan çekilen ABD'ye karşı Avrupa ülkelerini de pozisyon almaya zorluyor. Almanya, Fransa ve İngiltere, İran ile ticaretin sürdürülmesi için INSTEX adlı bir mekanizma kurmuştu ancak bu mekanizma henüz etkin değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Türkiye'nin enerji ithalatının önemli bir kısmı Basra Körfezi üzerinden sağlanıyor. İran, Türkiye'nin doğalgaz ve petrol tedarikçilerinden biri. Olası bir deniz çatışması veya İran'ın boğazı kapatması, Türkiye'nin enerji güvenliğini riske atar. Ayrıca Türkiye, ABD ile İran arasında denge politikası izliyor; hem NATO müttefiki hem de İran ile ekonomik ilişkileri var. İran'ın Güney Kore'ye yönelik tehdidi, Türkiye'nin bölgede benzer bir baskıyla karşılaşabileceğini gösteriyor. Ankara, Hürmüz'deki tansiyonun düşürülmesi için diplomatik çaba harcamalı. Türkiye'nin enerji koridorları çeşitlendirmesi ve İran ile ilişkilerini dengelemesi kritik önemde.