Tahran'ın güneyindeki Kehrîzek Cezaevi'nde, uyuşturucu suçları nedeniyle idam edilme riskiyle karşı karşıya olan altı mahkumun hücre hapsine alınmasının ardından en az 1.500 mahkum protesto amacıyla ağızlarını dikti ve açlık grevine başladı. İnsan hakları örgütlerinin aktardığına göre, İran'da son aylarda uyuşturucu kaçakçılığı suçlarından idamların artması, cezaevlerinde büyük bir huzursuzluğa yol açtı.
Kehrîzek Cezaevi'nde kitlesel protesto
Kehrîzek, İran'ın en büyük cezaevlerinden biri olarak biliniyor ve çoğunluğu uyuşturucu suçlarından hüküm giymiş binlerce mahkumu barındırıyor. Son günlerde altı mahkumun, olası bir idam öncesinde hücre hapsine alınması, cezaevindeki gerginliği doruk noktasına çıkardı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, mahkumlar dikiş iğneleri ve iplik kullanarak dudaklarını birbirine dikti ve toplu bir açlık grevi başlattı.
İran'da uyuşturucu suçlarına verilen idam cezaları, uluslararası toplumun uzun süredir eleştirdiği bir konu. İnsan hakları örgütleri, 2023 yılında uyuşturucu suçları nedeniyle idam edilen kişi sayısının bir önceki yıla göre önemli ölçüde arttığını raporluyor. Bu durum, ülke içindeki yargı sisteminin ağır işleyişi ve adil yargılanma haklarının ihlali endişelerini de beraberinde getiriyor.
İran'da idamların artan seyri
İran, dünyada en çok idam uygulayan ülkelerden biri olmaya devam ediyor. Uluslararası Af Örgütü'nün verilerine göre, 2023 yılında İran'da en az 853 kişi idam edildi. Bu sayı, 2022'ye göre yüzde 43'lük bir artışa işaret ediyor ve insan hakları savunucuları idamların çoğunun uyuşturucu suçları ile ilgili olduğunu belirtiyor. Yetkililer ise idamların, uyuşturucu ticaretine karşı yürütülen sert mücadelenin bir parçası olduğunu savunuyor.
Kehrîzek'teki protesto, İran'ın yargı sistemi ve cezaevi koşullarına ilişkin uluslararası baskıyı yeniden gündeme getirdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İran'ı idam cezalarını gözden geçirmeye çağırırken, ABD ve Avrupa Birliği de yeni yaptırımlar uygulayabileceklerinin sinyalini verdi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'daki bu gelişme, sadece ülkenin iç meselesi olmaktan çıkıp bölgesel istikrarı da etkileyen bir boyut kazanıyor. İran'da artan idamlar, uluslararası toplumun insan hakları konusundaki eleştirilerini yoğunlaştırırken, ülkenin Batı ülkeleriyle olan gerilimli ilişkilerine yeni bir unsur ekliyor. Ayrıca, cezaevindeki protestonun şiddete dönüşme ihtimali, güvenlik güçlerinin müdahale olasılığını da gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki bu gelişmeler, Türkiye'nin güney komşusundaki insan hakları ihlallerine dair uluslararası gündemi yakından takip etmesini gerektiriyor. Türkiye, İran ile sınır ve güvenlik işbirliği yaparken, insan hakları konusundaki duyarlılığını da korumalı. Ayrıca, İran'da uyuşturucu ticaretine yönelik mücadelenin artması, sınırdan geçen uyuşturucu kaçakçılığını azaltma potansiyeli taşıyor. Ancak, idam cezalarının artması, bölgedeki insan hakları iklimini olumsuz etkiliyor ve Türkiye'nin bu konudaki uluslararası pozisyonunu gözden geçirmesini gerektirebilir.