İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının, güvenlik olmadan ekonomik dayanıklılığın sürdürülemez olduğunu gösterdiğini söyledi. Pezeşkiyan, BRICS ülkelerine egemenlik, toprak bütünlüğü ve güç kullanım yasağının savunulmasında daha büyük rol üstlenme çağrısı yaptı.
Gelişmenin Arka Planı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırılarının ülkenin ekonomik dayanıklılığını hedef aldığını vurguladı. Pezeşkiyan, "Güvenlik olmadan ekonomik dayanıklılık sürdürülemez" diyerek, uluslararası toplumun bu saldırılara karşı ortak tavır alması gerektiğini belirtti. İran'ın son yıllarda çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Pezeşkiyan, bu yaptırımların ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini ancak halkın direncini kıramadığını ifade etti.
Pezeşkiyan'ın bu açıklaması, İran'ın BRICS üyeliği sonrası ilk kez bu platformda yaptığı kapsamlı çağrı olarak dikkat çekiyor. İran, 2024 yılında BRICS'e resmi olarak katılmıştı. Pezeşkiyan, BRICS ülkelerinin egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine bağlı kalması gerektiğini, aksi takdirde küresel istikrarın zarar göreceğini söyledi.
Uzmanlar, Pezeşkiyan'ın açıklamalarını İran'ın Batı'ya karşı yeni bir diplomatik hamlesi olarak yorumluyor. İran, son dönemde Rusya ve Çin ile ilişkilerini derinleştirirken, BRICS platformunu da kendi güvenlik ve ekonomik çıkarları için kullanmayı hedefliyor. ABD ve İsrail ise İran'ın bölgedeki etkisini sınırlamak için askeri ve ekonomik baskı araçlarını kullanmaya devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın BRICS'e yönelik çağrısı, küresel güç dengelerindeki değişimi yansıtıyor. BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşan bir grup olarak başlamış, ancak son yıllarda İran, Mısır, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin katılımıyla genişlemişti. Bu genişleme, Batı'nın uluslararası sistemdeki hakimiyetine alternatif bir blok oluşturma çabası olarak değerlendiriliyor.
Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları nedeniyle Batı ile yaşadığı gerilimin bir yansıması. ABD, İran'ın nükleer programını sınırlamak için yaptırımları sürdürürken, İsrail ise İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik operasyonlarını artırmış durumda. İran, bu saldırıları egemenliğine tehdit olarak görüyor ve uluslararası hukuk çerçevesinde karşılık verme hakkını saklı tutuyor.
BRICS ülkelerinin İran'a destek verip vermeyeceği belirsiz. Rusya ve Çin, İran ile stratejik işbirliğini sürdürürken, diğer üyelerin tutumu daha temkinli. Hindistan, İran ile enerji ve ticaret ilişkilerini geliştirmekle birlikte, ABD ile de yakın ilişkilerini koruyor. Brezilya ve Güney Afrika ise genellikle Batı ile denge politikası izliyor.
İran'ın çağrısı, aynı zamanda küresel ekonomik sistemdeki adaletsizliklere işaret ediyor. Pezeşkiyan, tek taraflı yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bu tür uygulamaların küresel ekonomiyi istikrarsızlaştırdığını savunuyor. İran, BRICS ülkeleriyle ticaretinde yerel para birimlerini kullanmayı ve dolar hakimiyetini azaltmayı hedefliyor.
Bu gelişme, Orta Doğu'da tansiyonun yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. İsrail-Hamas çatışması, Yemen'deki Husilerin saldırıları ve Lübnan'daki gerilim, bölgede istikrarsızlığı artırmış durumda. İran, bu çatışmalarda Hamas, Hizbullah ve Husiler gibi grupları desteklemekle suçlanıyor. ABD ve İsrail ise İran'ı bölgesel saldırıların arkasındaki güç olarak görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın BRICS'e yönelik çağrısı ve ABD-İsrail saldırılarına karşı tutumu, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Türkiye, İran ile komşu olup ekonomik ve güvenlik alanlarında işbirliği yapıyor. İran'ın BRICS içindeki aktif rolü, Türkiye'nin de BRICS ile ilişkilerini geliştirme çabalarını etkileyebilir. Türkiye, Batı ile ilişkilerini dengelemek için BRICS'e ilgi gösteriyor ancak henüz resmi üyelik başvurusu yapmadı. İran'ın ekonomik dayanıklılık vurgusu, Türkiye'nin enerji ithalatı ve ticaret yolları açısından da kritik. Bölgede artan gerilim, Türkiye'nin güvenlik politikalarını gözden geçirmesini gerektirebilir.