İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin ekonomik yaptırımları yoğunlaştırdığı bir dönemde ülke içinde birlik çağrısında bulundu. İranlı yetkililer, artan kamu hoşnutsuzluğu ortamında düşmanların ülke içinde huzursuzluk çıkarmaya odaklandığını öne sürüyor. Pezeşkiyan'ın açıklamaları, Tahran'ın hem dış baskılarla hem de iç ekonomik zorluklarla mücadele ettiği kritik bir süreçte geldi.
İran'da artan baskılar ve iç hoşnutsuzluk
İran, ABD'nin son aylarda uyguladığı yeni yaptırımlarla ekonomik olarak daha da sıkışmış durumda. ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın petrol ihracatını ve bankacılık sektörünü hedef alan yeni tedbirler açıkladı. Bu yaptırımlar, İran riyalinin değer kaybetmesine, enflasyonun yükselmesine ve halkın alım gücünün düşmesine yol açtı. Ülke genelinde zaman zaman protestolar patlak veriyor ve hükümet, bu gösterileri dış güçlerin kışkırttığını iddia ediyor.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, yaptığı konuşmada, "Düşmanlarımız İran'ın iç işlerine karışarak halkımızı birbirine düşürmeye çalışıyor. Ancak biz birlik ve beraberlik içinde bu zorlukların üstesinden geleceğiz" dedi. Pezeşkiyan, ayrıca hükümetin ekonomik reformlar ve sosyal adalet konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Ancak muhalif gruplar, hükümetin ekonomik yönetimde başarısız olduğunu ve halkın gerçek sorunlarını görmezden geldiğini savunuyor.
İran'da son aylarda öğretmenler, emekliler ve işçiler başta olmak üzere çeşitli gruplar, düşük ücretler ve kötü yaşam koşullarını protesto ediyor. İran İstatistik Merkezi'nin verilerine göre, resmi enflasyon %40'ın üzerinde seyrediyor ve işsizlik oranı genç nüfusta %25'i aşıyor. Bu tablo, hükümetin meşruiyetini zorluyor.
ABD'nin artan ekonomik baskısı ve bölgesel yansımaları
ABD yönetimi, İran'ın nükleer programını ve bölgesel faaliyetlerini gerekçe göstererek yaptırımları sıkılaştırıyor. Washington, İran'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilmesinin ardından 2018'den bu yana kademeli olarak yaptırımları artırdı. Son olarak, ABD Hazine Bakanlığı, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı şirketleri ve üst düzey yetkilileri yaptırım listesine ekledi. Bu adımlar, İran'ın uluslararası bankacılık sistemine erişimini daha da kısıtlıyor.
İran, yaptırımlara karşı direnç göstermek için Çin ve Rusya ile ekonomik işbirliğini güçlendirmeye çalışıyor. Tahran, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi platformlarda aktif rol alarak Batı'nın izolasyon çabalarını kırmayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, bu işbirliklerinin İran'ın ekonomik sıkıntılarını tamamen gidermeye yetmeyeceğini belirtiyor.
Bölgesel olarak, İran'ın Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen'deki vekil gruplar aracılığıyla yürüttüğü faaliyetler, ABD ve müttefikleriyle gerilimi artırıyor. ABD, İran'ın bölgedeki etkisini sınırlamak için askeri varlığını koruyor ve İsrail ile Körfez ülkeleriyle işbirliğini derinleştiriyor. Bu durum, Orta Doğu'da tansiyonu yükseltiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile 500 kilometreyi aşan bir sınırı paylaşıyor ve iki ülke arasında önemli ticaret hacmi bulunuyor. ABD yaptırımları, Türk şirketlerinin İran ile ticaret yapmasını zorlaştırıyor ve enerji ithalatını etkiliyor. Ayrıca, İran'da olası bir iç karışıklık, mülteci akınını tetikleyebilir ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye, İran'ın istikrarını kendi güvenliği için kritik görüyor ve diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor.