İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapacağı konuşmada ülkesinin pozisyonlarını "kararlılıkla savunacağını" açıkladı. Pezeşkiyan, Batı Asya savaşının başlamasından bu yana ABD topraklarına ayak basan en üst düzey İranlı yetkili olacak. Ziyaret, İran ile Batı arasındaki gerilimin yüksek olduğu bir dönemde diplomasi trafiğini artırıyor.
Ziyaretin arka planı ve Pezeşkiyan'ın mesajı
Mesud Pezeşkiyan, İran'ın yeni cumhurbaşkanı olarak ilk kez uluslararası kamuoyunun karşısına geniş kapsamlı bir platformda çıkıyor. Kendisi, reformist kanada yakın bir isim olarak biliniyor ve göreve geldiğinden bu yana Batı ile diyaloğun kapılarını aralamaya çalışıyor. Ancak İran'ın nükleer programı, bölgesel milis gruplara verdiği destek ve insan hakları ihlalleri konusundaki uluslararası baskı, Tahran'ın manevra alanını daraltıyor.
Pezeşkiyan'ın BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması çağrısı yapması ve nükleer anlaşmanın canlandırılması için somut adımlar önermesi bekleniyor. İranlı yetkililer, özellikle ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından uygulanan yaptırımların ülke ekonomisini felç ettiğini ve halkın geçim sıkıntısını derinleştirdiğini sık sık dile getiriyor. Pezeşkiyan'ın New York'ta hem ABD yetkilileriyle hem de Avrupalı mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler yapması planlanıyor.
İran Cumhurbaşkanı'nın ABD topraklarına ayak basması, iki ülke arasındaki doğrudan temasların nadir olduğu bir dönemde sembolik önem taşıyor. Batı Asya'da İsrail-Hamas savaşının yayılma riski, Husi saldırıları ve Lübnan'daki gerilim, İran'ın bölgesel rolünü daha da kritik hale getirmiş durumda. Pezeşkiyan, BM kürsüsünden yapacağı konuşmada İsrail'i sert dille eleştirmesi ve Filistin davasına desteğini yinelemesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın BM Genel Kurulu'ndaki hamlesi, küresel güç dengeleri açısından dikkatle izleniyor. ABD yönetimi, İran'ın nükleer programını sınırlamak için yeni bir müzakere süreci başlatma konusunda isteksiz görünüyor; özellikle başkanlık seçimleri yaklaşırken Tahran'a taviz verilmesi iç politikada riskli bulunuyor. Buna karşılık Çin ve Rusya, İran ile ilişkilerini derinleştirerek Batı'nın yaptırım rejimini delmeye çalışıyor.
Pezeşkiyan'ın BM ziyareti, aynı zamanda İran'ın Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi yapılardaki aktivizmini de gölgelemiyor. Tahran, Batı'ya alternatif ittifak arayışlarını hızlandırmış durumda. Ancak ekonomik sıkıntılar ve iç protestolar, İran yönetiminin dış politikada daha esnek olması yönünde baskı oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın "kararlı savunma" ifadesi, hem iç kamuoyuna hem de uluslararası topluma bir denge mesajı olarak yorumlanıyor: Tahran, haklarından vazgeçmeyeceğini ancak diyaloga da açık olduğunu göstermeye çalışıyor.
BM Genel Kurulu marjında yapılacak görüşmeler, İran'ın bölgesel etkisini meşrulaştırma çabası olarak da okunabilir. Suudi Arabistan ile yürütülen normalleşme süreci ve Katar üzerinden yapılan dolaylı görüşmeler, Tahran'ın çevresini yumuşatma stratejisinin parçaları. Ancak İsrail'in İran'ı hedef alan operasyonları ve ABD'nin askeri varlığı, bu diplomasi çabalarını kırılgan kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın BM ziyareti, Türkiye'nin bölgesel dengeler açısından yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, İran ile ticari ve enerji bağlarını sürdürürken Batı ile Tahran arasında denge gözetiyor. Yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye'nin İran ile doğalgaz ticaretini ve sınır ticaretini olumlu etkileyebilir. Ancak İran'ın nükleer programındaki ilerleme, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırıyor. Ayrıca Suriye ve Irak'taki İran etkisi, Ankara'nın sahada karşı karşıya kaldığı unsurlar arasında. BM'deki diplomasi trafiği, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir veya bölgesel gerilimin tırmanması halinde Türkiye'yi daha fazla güvenlik önlemi almaya zorlayabilir.