İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Cuma günü yaptığı açıklamada, İran ile Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyeleri arasındaki işbirliğini artırmak amacıyla 'BDT+1' formatında yeni bir işbirliği mekanizması önerdi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre Pezeşkiyan, bu formatın esnek bir yapıda kurulması gerektiğini belirtti. Öneri, İran'ın bölgesel ve uluslararası arenada çok taraflı ilişkilerini derinleştirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Bağımsız Devletler Topluluğu, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1991 yılında kurulan ve eski Sovyet cumhuriyetlerinin bir araya geldiği bir bölgesel örgüttür. Üyeleri arasında Rusya, Azerbaycan, Ermenistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan bulunmaktadır. İran, uzun yıllardır bu örgütle çeşitli düzeylerde ilişkiler geliştirmiş olsa da resmi bir üye değildir. Pezeşkiyan'ın önerisi, İran'ın BDT ülkeleriyle ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarındaki bağlarını kurumsal bir çerçeveye oturtma isteğini gösteriyor.
İran, özellikle son yıllarda Batı ile yaşadığı gerilimler ve yaptırımlar nedeniyle doğu ve kuzey komşularıyla ilişkilerini güçlendirmeye yönelmiş durumda. Bu kapsamda Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üyelik süreci tamamlanmış ve Avrasya Ekonomik Birliği ile serbest ticaret anlaşması imzalanmıştı. 'BDT+1' önerisi, bu stratejinin bir devamı olarak görülebilir.
Pezeşkiyan'ın açıklaması, İran'ın yeni dönemde dış politikasını çeşitlendirme ve komşularıyla işbirliğini artırma yönündeki kararlılığını yansıtıyor. Önerilen formatın 'esnek' olması vurgusu, İran'ın BDT gibi tam üyelik gerektiren yapılar yerine daha gevşek işbirliği modellerine sıcak baktığını gösteriyor. Bu esneklik, hem İran'ın egemenlik hassasiyetlerine hem de BDT üyelerinin farklı önceliklerine cevap verebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın BDT ile işbirliğini artırma girişimi, geniş Avrasya coğrafyasındaki jeopolitik dengeler açısından önem taşıyor. Rusya'nın BDT içindeki ağırlığı göz önüne alındığında, İran ile BDT arasındaki yakınlaşma Moskova'nın da destekleyebileceği bir gelişme. Nitekim İran ve Rusya, Suriye'deki iç savaştan enerji işbirliğine kadar birçok alanda yakın çalışıyor. Ayrıca her iki ülke de Batı yaptırımlarına maruz kalıyor ve bu durum ortak hareket etme eğilimlerini güçlendiriyor.
Öte yandan, BDT üyeleri arasında Azerbaycan gibi Türkiye ile yakın ilişkilere sahip ülkeler de bulunuyor. İran'ın önerisi, bu ülkelerin denge politikalarını nasıl etkileyeceği merak konusu. Azerbaycan, Türkiye ile stratejik ortaklığını sürdürürken İran ile de ilişkilerini geliştirmek istiyor. Benzer şekilde Kazakistan ve Özbekistan gibi Orta Asya ülkeleri, Çin, Rusya ve Batı arasında çok yönlü bir dış politika izliyor. İran'ın 'BDT+1' formatı, bu ülkelere yeni bir işbirliği kanalı sunabilir.
Küresel düzeyde ise ABD ve Avrupa Birliği'nin İran'a yönelik yaptırım politikaları devam ederken, Tahran'ın BDT gibi bir yapıyla kurumsal işbirliği arayışı, Batı'nın izolasyon çabalarını aşma girişimi olarak yorumlanabilir. Ancak bu tür bir formatın hayata geçmesi için BDT üyelerinin konsensüsü gerekiyor ve bazı üyeler Batı ile ilişkilerini germek istemeyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'ın BDT+1 önerisi, Türkiye'nin bölgesel çıkarlarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme. Türkiye, BDT üyesi ülkelerle (özellikle Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan) güçlü ekonomik ve kültürel bağlara sahip. İran'ın bu ülkelerle kurumsal işbirliğini derinleştirmesi, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki etkisini dengeleyebilir. Ayrıca, İran ile BDT arasındaki enerji ve ulaştırma projeleri, Türkiye'nin enerji koridorları ve ticaret yolları üzerindeki stratejik konumunu zayıflatabilir. Öte yandan, İran ile BDT arasındaki işbirliği, bölgesel istikrara katkı sağlarsa Türkiye için olumlu olabilir. Türkiye, bu tür girişimleri yakından izlemeli ve kendi çok taraflı platformlarını (Türk Devletleri Teşkilatı gibi) güçlendirerek denge kurmalı.