İran ile varılan barış anlaşmasının Ortadoğu'daki savaş riskini fiyatlamayı nispeten kolaylaştırdığı düşünülse de, küresel hisse senedi piyasalarını bekleyen daha büyük zorluklar bulunuyor. Piyasa oyuncuları, yeni Federal Rezerv Başkanı'nın şahin duruşu, Washington'un yapay zeka ticaretine müdahalesi ve tarihin en büyük hisse arz dalgası gibi faktörlerle baş etmek zorunda kalacak.
Anlaşma Sonrası Piyasaların Karşılaştığı Yeni Zorluklar
İran barış anlaşması, jeopolitik belirsizliğin bir kısmını azaltsa da, yatırımcıların asıl gündemi ABD Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek dönemdeki politikaları olacak. Yeni Fed Başkanı'nın beklenenden daha şahin bir tavır sergilemesi, faiz oranlarının yüksek kalacağı endişesini körükleyerek hisse senetleri üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, Beyaz Saray'ın yapay zeka sektörüne yönelik düzenleyici müdahaleleri, teknoloji hisselerinde volatiliteyi artırabilir. Bir diğer önemli gelişme ise, halka arz ve ek hisse satışları yoluyla piyasaya gelecek tarihin en büyük hisse arzının, mevcut likiditeyi zorlayarak fiyatları aşağı çekme potansiyeli taşıması. Analistler, bu arz dalgasının özellikle gelişmekte olan piyasalar için bir sınav olacağını belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Barışın Getirdiği Risk ve Fırsatlar
İran anlaşması, sadece Orta Doğu'da değil, küresel enerji piyasalarında da dengeleri değiştirebilir. Petrol fiyatlarındaki düşüş beklentisi, enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için olumlu bir sinyal olsa da, anlaşmanın uygulanmasındaki belirsizlikler yatırımcıları tedirgin ediyor. Öte yandan, Washington'un yapay zeka alanındaki korumacı politikaları, Çin başta olmak üzere Asya teknoloji hisselerini olumsuz etkileyebilir. Küresel ticaret savaşlarının yeniden alevlenme riski, uluslararası yatırımcıların risk iştahını sınırlıyor. Uzmanlar, bu karmaşık ortamda yatırımcıların seçici davranması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran barış anlaşması, Türkiye için enerji maliyetlerini düşürme ve komşusuyla ticari ilişkileri normalleştirme fırsatı sunuyor. Ancak küresel piyasalardaki arz dalgası, Türk borsasında yabancı çıkışlarına yol açabilir. Fed'in şahin duruşu, gelişmekte olan piyasalardan sermaye kaçışını hızlandırarak Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Yapay zeka düzenlemeleri ise Türk teknoloji firmalarının ihracat potansiyelini etkileyebilir.