İran Dışişleri Bakanlığı, Almanya'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğini kazanamamasını, uluslararası toplumun Berlin'in Gazze'deki savaşa yönelik tutumu ve İsrail'e verdiği desteğe duyduğu öfkenin bir yansıması olarak değerlendirdi. Tahran, bu sonucun Batı'nın Filistin politikasına karşı artan küresel hoşnutsuzluğu ortaya koyduğunu savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Almanya, 6 Haziran 2024'te New York'ta yapılan BM Genel Kurulu oylamasında, 2025-2026 dönemi için BMGK geçici üyeliğine seçilemedi. Berlin, 193 üyeli Genel Kurul'da 184 oy kullanılan seçimde, rakipleri Pakistan ve Panama'nın gerisinde kalarak yalnızca 104 oy alabildi. Seçimde Pakistan 182, Panama ise 180 oy alarak iki yıllık dönem için Güvenlik Konseyi'ne girmeye hak kazandı. Almanya'nın başarısızlığı, özellikle Batılı olmayan ülkelerin oylarındaki kayıplarla ilişkilendiriliyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, yaptığı yazılı açıklamada, "Almanya'nın BMGK'deki başarısızlığı, bu ülkenin Gazze'deki savaşta İsrail'e koşulsuz desteğinin ve Filistin halkının haklarını görmezden gelen politikalarının bir sonucudur" ifadelerini kullandı.
Diplomatik kaynaklar, Almanya'nın özellikle İslam ülkeleri ve Bağlantısızlar Hareketi üyeleri nezdinde desteğini kaybettiğini belirtiyor. Berlin, 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşının ardından İsrail'in kendini savunma hakkını güçlü bir şekilde desteklemiş, ancak sivil kayıpların artmasıyla birlikte eleştirilerin hedefi olmuştu. Almanya'nın İsrail'e silah satışı ve BM'deki oylamalarda İsrail lehine tutum alması, birçok ülke tarafından tepkiyle karşılandı.
Bölgesel ve küresel boyut
BMGK geçici üyelik seçimleri, ülkelerin uluslararası toplum nezdindeki itibarını ve diplomatik ağırlığını yansıtması açısından önem taşıyor. Almanya, 2011-2012 döneminde de BMGK'de yer almış, 2019-2020 dönemi için ise aday olmamıştı. Ancak bu kez, seçim kampanyasını yoğun bir şekilde yürütmesine rağmen başarısız olması, Berlin'in dış politikasının sorgulanmasına yol açtı. Pakistan'ın zaferi, İslam dünyasının ve gelişmekte olan ülkelerin Filistin meselesindeki duruşunun bir yansıması olarak görülüyor. Benzer şekilde Panama'nın seçilmesi, Latin Amerika ve Karayipler grubunun desteğini gösteriyor.
İran açısından bu gelişme, Batı karşıtı söylemin güçlenmesi için bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Tahran, yıllardır uygulanan yaptırımlar ve nükleer programı nedeniyle Batı ile gerilim yaşarken, Gazze savaşı İran'ın bölgesel nüfuzunu artırmasına zemin hazırladı. İran, Hamas ve diğer Filistinli gruplara verdiği destekle biliniyor ve bu durum, Arap sokaklarında ve İslam dünyasında yankı buluyor.
Uzmanlara göre, Almanya'nın BMGK'deki başarısızlığı, Batılı ülkelerin küresel güney üzerindeki etkisinin azaldığının bir işareti olabilir. Özellikle Gazze'deki insani kriz ve sivil kayıplar, Batı'nın çifte standardı olarak algılanan politikalarına karşı öfkeyi körüklüyor. Bu durum, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi Batı dışı oluşumların cazibesini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destek ve İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına yönelik sert eleştirileriyle biliniyor. Ankara'nın bu bağlamda Almanya'nın BMGK'de başarısız olmasını, Filistin konusunda artan uluslararası duyarlılığın bir tezahürü olarak görmesi muhtemel. Türkiye, kendisini İslam dünyasının sözcüsü olarak konumlandırırken, BMGK gibi platformlarda daha etkin rol oynamak isteyebilir. Ancak Türkiye'nin kendisi de BMGK reformu talebinde bulunuyor ve kalıcı üyelik statüsünde değişiklik istiyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Batı dışı ittifaklarla ilişkilerini güçlendirme stratejisini destekleyebilir. Aynı zamanda, Almanya ile ekonomik ve askeri bağları olan Türkiye, Berlin'in bu diplomatik yenilgisinin ikili ilişkilere yansımalarını da dikkatle izleyecektir.