İran, ABD’nin ekonomik yaptırımlarını artırarak ülkeyi izole etme çabalarına karşılık benzin fiyatlarına zam yaptı. Tahran yönetimi, sübvansiyonlu benzin kotasını aşan tüketim için uygulanan fiyatı litre başına 15.000 İran riyalinden 30.000 riyale çıkararak yüzde 100 artırdı. Karar, İran halkı için günlük yaşam maliyetlerini daha da artıracak. Ekonomistler, bu hamlenin enflasyonu daha da yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
Kararın Arka Planı: Yaptırımlar ve Ekonomik Baskı
İran’ın benzin fiyatlarına yaptığı zam, ABD’nin 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından uyguladığı ekonomik yaptırımların son halkası olarak değerlendiriliyor. Washington, İran’ın petrol ihracatını neredeyse sıfıra indirmeyi hedefleyen yaptırımlarla ülkenin döviz gelirlerini kısıtlıyor. Bu durum, İran hükümetini iç kaynaklardan gelir elde etmeye yöneltiyor. Benzin fiyatlarına yapılan zam, hükümetin bütçe açığını kapatma çabası olarak öne çıkıyor. Ancak İran halkının zaten yüksek enflasyon ve işsizlikle boğuştuğu bir dönemde bu zam, toplumsal hoşnutsuzluğu artırabilir.
İran, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen, rafineri kapasitesi yetersizliği ve yaptırımlar nedeniyle benzin ithalatı yapmak zorunda kalıyor. Bu da maliyetleri artırıyor. 2019’da benzin fiyatlarına yapılan benzer bir zam, ülke çapında geniş çaplı protestolara yol açmıştı. Tahran, bu kez benzer bir tepkiyi önlemek için güvenlik önlemlerini artırmış durumda. İçişleri Bakanlığı, olası gösterilere karşı polis güçlerini teyakkuzda tutuyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, İran ekonomisi 2023’te yüzde 2,5 küçüldü. Yaptırımlar nedeniyle döviz kurlarında büyük dalgalanmalar yaşanıyor; İran riyali, son bir yılda dolar karşısında yüzde 40’tan fazla değer kaybetti. Bu durum, ithal ürünlerin fiyatlarını yükselterek enflasyonu körüklüyor. Merkez Bankası’nın açıkladığı son verilere göre yıllık enflasyon yüzde 50’nin üzerinde. Benzin zammı, ulaşım maliyetlerini artırarak diğer tüm ürünlere de zam olarak yansıyacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran’ın ekonomik sıkıntıları, Orta Doğu’daki güç dengelerini de etkiliyor. ABD’nin “maksimum baskı” politikası, İran’ı bölgesel müttefikleriyle (Rusya ve Çin) daha yakın ilişkiler kurmaya itiyor. İran, yaptırımları aşmak için Çin ile yuan bazlı ticaret anlaşmaları imzaladı ve Rusya ile enerji iş birliğini derinleştirdi. Ancak bu ortaklıklar, İran’ın ekonomik izolasyonunu tamamen kırmaya yetmiyor. Tahran, nükleer programını da yaptırımlara karşı bir koz olarak kullanıyor; uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60’a çıkarmış durumda.
Benzin zammı, İran’ın iç istikrarını da tehdit ediyor. Ülkede son yıllarda artan protestolar, rejimin meşruiyetini sarsıyor. 2022’de Mahsa Amini’nin ölümüyle başlayan gösteriler, hükümete karşı geniş bir muhalefetin varlığını göstermişti. Ekonomik sıkıntılar, bu muhalefeti daha da güçlendirebilir. İran yönetimi, hem dış baskı hem de iç huzursuzluk arasında sıkışmış durumda. Uluslararası toplum, İran’ın nükleer programı ve bölgesel müdahaleleri konusunda endişelerini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’daki benzin zammı, Türkiye’yi doğrudan ve dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, İran’dan doğal gaz ve petrol ithal eden önemli bir komşu. İran ekonomisindeki daralma, ticaret hacmini düşürebilir ve sınır ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran’da artan istikrarsızlık, Türkiye’ye yönelik göç dalgasını tetikleyebilir. Türkiye, zaten milyonlarca İranlı mülteciye ev sahipliği yapıyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye’nin cari açığını da etkileyebilir. Ankara, İran ile ilişkilerinde denge gözetirken, ABD yaptırımlarına uymak zorunda kalıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini sınırlıyor.