İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pazar günü yaptığı açıklamada ABD'yi olası bir saldırıya karşı uyardı ve Tahran'ın da "bitmemiş işleri" olduğunu belirtti. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce kullandığı "işi bitirme" söylemine gönderme yaparak, "Geçen sefer 'işi bitirmek' istediniz, İran daha da güçlenerek çıktı. Şansınızı tekrar denemek ister misiniz? Buyurun. Ama dikkatli olun; bizim de bitmemiş işlerimiz var." ifadelerini kullandı.
Gerginliğin arka planı
Arakçi'nin bu açıklaması, ABD ile İran arasında son dönemde artan karşılıklı tehditlerin son halkası. İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle Washington yönetimi Tahran'a yönelik baskıyı artırırken, İran da askeri ve diplomatik alanda kararlılık mesajları veriyor. Arakçi'nin sözleri, İran'ın olası bir ABD saldırısına karşı caydırıcılık mesajı olarak yorumlandı.
İran ile ABD arasındaki gerilim, 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla derinleşti. Son aylarda İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini genişletmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ile yaşanan anlaşmazlıklar, Batı'nın Tahran'a yönelik eleştirilerini artırdı. İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu savunuyor ve yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.
Arakçi'nin açıklaması, İran'ın son dönemde Irak ve Suriye'deki müttefik gruplar üzerinden ABD güçlerine yönelik artan saldırıları bağlamında da okunabilir. Ancak İran, bu saldırılarla doğrudan bağlantısını reddediyor. Yine de ABD, İran'ı bölgesel istikrarsızlığın kaynağı olarak gösteriyor.
Bölgesel ve küresel yansımaları
İran'ın sert açıklamaları, Orta Doğu'da tansiyonun yükselmesine neden olabilir. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve İsrail ile yakın işbirliği, olası bir yanlış anlaşılmanın geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riskini taşıyor. İran'ın "bitmemiş işler" ifadesi, ABD'nin bölgedeki üslerine veya müttefiklerine yönelik olası misilleme tehdidi olarak algılandı.
Küresel petrol piyasaları da bu tür açıklamalara karşı hassas. İran'ın petrol ihracatı üzerindeki yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, enerji fiyatlarını etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin geleceği belirsizliğini koruyor. Avrupa Birliği ve diğer aktörler, taraflar arasında diyalog çağrısı yaparken, İran'ın bu tür açıklamaları diplomasi yolunu zorlaştırabilir.
ABD yönetiminden henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak ABD yetkilileri daha önce İran'a yönelik askeri seçeneklerin masada olduğunu sık sık dile getirmişti. Arakçi'nin açıklaması, İran'ın da benzer şekilde karşılık vereceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile uzun sınır komşusu ve önemli bir ticari ortaktır; olası bir çatışma, sınır güvenliğini ve enerji arzını tehlikeye atabilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik çözümlerden yana. İran'a uygulanan yaptırımlar, Türk şirketlerini de dolaylı olarak etkiliyor. Ankara, hem ABD hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bu tür sertleşmeler arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Türkiye'nin enerji ithalatında İran'ın payı düşünüldüğünde, istikrarsızlık fiyat artışlarına yol açabilir.