ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yaptığı tartışmalı anlaşmanın süresi bugün itibarıyla dolarken, Tahran yönetimi Amerikan askerlerine yönelik 30 bin dolarlık ödül koyduğunu açıkladı. İran Kara Kuvvetleri Komutanı'nın tehdidi, Trump'ın Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan etme yönündeki sözlerinin hemen ardından geldi. İki ülke arasındaki gerilim, Körfez bölgesinde yeni bir askeri çatışma endişelerini artırıyor.
Gelişmenin Arka Planı
İran Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kioumars Heidari, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, "Amerikan askerlerinin başına 30 bin dolar ödül koyduk" dedi. Heidari, bu ödülün, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına karşı bir caydırıcılık unsuru olduğunu savundu. Açıklama, Trump'ın geçtiğimiz hafta yaptığı ve Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı olarak göreceğini belirttiği konuşmasının yankıları üzerine geldi.
Trump'ın bu sözleri, İran'ın boğazı kapatma tehditlerine karşı bir yanıt olarak yorumlanmıştı. Ancak uluslararası hukuk açısından böyle bir ilhakın hukuki dayanağı bulunmuyor. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak uluslararası sularda yer alıyor. ABD'nin bu bölgeyi kendi toprağı ilan etmesi, uluslararası toplumda büyük tepki çekmişti.
İran ile ABD arasındaki gerilim, Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle başlamıştı. Ardından gelen 'maksimum baskı' politikaları ve İran'a yönelik yaptırımlar, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Ocak 2020'de ABD'nin Bağdat'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesi, bölgede tansiyonun zirve yapmasına neden olmuştu. İran'ın misilleme olarak askeri üsse yönelik füze saldırısı ile iki ülke arasındaki çatışma eşiği aşılmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, sadece bölgesel değil, küresel enerji güvenliği açısından da kritik bir öneme sahip. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin petrol ihracatının büyük bir kısmı bu boğazdan geçiyor. Boğazın kapatılması ya da askeri bir çatışmaya sahne olması durumunda petrol fiyatlarının hızla yükselmesi ve küresel ekonominin olumsuz etkilenmesi bekleniyor.
Trump'ın Hürmüz'ü ABD toprağı ilan etme girişimi, deniz hukuku açısından ciddi bir ihlal olarak görülüyor. 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre, boğazlar üzerinde devletlerin egemenlik hakkı sınırlıdır ve transit geçiş serbestisi bulunmaktadır. Bu nedenle, ABD'nin bu adımı uluslararası toplumda tepkiyle karşılanabilir. Ancak Trump yönetiminin, İran'a karşı askeri bir seçenek olarak böyle bir söylemi kullandığı düşünülüyor.
İran'ın ödül açıklaması, psikolojik savaş taktiğinden ziyade, ciddi bir tehdit olarak algılanıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun deniz kuvvetleri, boğazda daha önce ABD donanmasına yönelik tacizlerde bulunmuştu. Ayrıca İran, mayın döşeme ve hızlı botlarla saldırı kapasitesine sahip olduğunu defalarca göstermişti. Bu yetenekler, bölgede konuşlu ABD askerleri için gerçek bir risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithalatla karşılayan bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki istikrara doğrudan bağımlıdır. Olası bir çatışma, petrol ve doğalgaz fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir. Ayrıca Türkiye, bölgesel dengede İran ile ABD arasında denge politikası izlemeye çalışıyor. Bu gerilim, Türkiye'nin komşusu İran ile ilişkilerini zorlayabilir ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye'nin ayrıca Körfez'de askeri varlığı bulunmuyor, ancak bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerde bulunması beklenir. Bu gerginlik, Türk dış politikasının önceliklerini de yeniden şekillendirebilir.