İran Silahlı Kuvvetleri, ABD'nin bölgedeki askeri hareketliliğini artırarak yeni hava saldırılarına hazırlandığını açıkladı. Tahran yönetimi, olası bir saldırıya misilleme tehdidinde bulunurken Katar, taraflar arasında müzakereleri yeniden başlatmak için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri seçenekleri değerlendirdiği belirtiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin Körfez'deki üslerine ek uçak gemisi ve bombardıman uçakları konuşlandırdığını, bunun yakın vadede bir saldırı hazırlığına işaret ettiğini öne sürdü. Sözcü, "ABD'nin herhangi bir saldırısına karşılık verecek gücümüz var. Düşman, İran'ın caydırıcılığını test etmemelidir" dedi.
ABD yönetiminden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Beyaz Saray'dan bir yetkili, "Tüm seçenekler masada" ifadesini kullandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), bölgedeki unsurların "teyakkuz durumunu" sürdürdüğünü bildirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu da Körfez'deki deniz unsurlarını alarma geçirdi. Devrim Muhafızları'na bağlı hızlı botların Hürmüz Boğazı çevresinde devriye faaliyetlerini artırdığı gözlemlendi. İran, daha önce de ABD'nin bölgedeki varlığını "provokasyon" olarak nitelendirmişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Katar, son 48 saat içinde hem Tahran hem de Washington ile temaslarda bulunarak tansiyonu düşürmeye çalışıyor. Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Diyalog yoluyla krizi çözme konusunda taraflarla görüşmelerimiz sürüyor" denildi. Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el-Sani'nin bu hafta içinde İranlı yetkililerle telefonda görüştüğü öğrenildi.
Bölgesel uzmanlara göre, ABD'nin olası bir saldırısı yalnızca İran ile sınırlı kalmayıp Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen'deki vekil gruplar üzerinden geniş bir cepheye yayılabilir. İran destekli Husiler, Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürüyor. Irak'taki Şii milisler, ABD üslerine yönelik roket saldırılarını artırabileceğini açıklamıştı.
Küresel petrol fiyatları, haberin ardından yüzde 2'den fazla yükseldi. Brent petrol varili 92 dolar seviyesini aştı. Analistler, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek bir aksamanın dünya enerji arzını ciddi şekilde etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Boğaz, küresel petrolün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir güzergâh.
Avrupa Birliği ve Rusya'dan itidal çağrıları geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, "Bölgede yeni bir savaş kimsenin çıkarına değil" açıklamasını yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı ise "ABD'nin maceracı adımlarının Orta Doğu'yu ateşe atacağını" belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı ve bölgedeki ekonomik bağları nedeniyle olası bir çatışmadan doğrudan etkilenebilir. Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ithalatını ve ticaret yollarını riske atarken, İran'dan gelebilecek olası mülteci akını da sınır güvenliği açısından endişe yaratıyor. Ayrıca Türkiye, ABD ile İran arasında arabuluculuk yapma potansiyeline sahip. Ancak mevcut bölgesel gerilimde NATO üyesi olarak denge politikası izlemesi gerekiyor. Bir savaş, Türkiye'nin ekonomik kırılganlığını artırabilir ve Güneydoğu sınırında güvenlik risklerini yükseltebilir.