İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile yürütülen dolaylı müzakerelerin sona ermediğini ve diplomatik kanalların açık olduğunu söyledi. Erakçi'nin açıklaması, Umman'da yapılan son tur görüşmelerin ardından belirsizliğin arttığı bir dönemde geldi. İran nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması konusunda taraflar arasında önemli farklılıklar bulunuyor.
Müzakerelerin arka planı ve son durum
ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018'de Kapsamlı Ortak Eylem Planı'ndan (JCPOA) çekilmesinin ardından İran ile ABD arasındaki diplomatik ilişkiler kopma noktasına geldi. 2021'den itibaren Viyana'da başlayan dolaylı görüşmeler, 2022'de tıkanmıştı. Son dönemde Umman'ın arabuluculuğuyla yeniden başlatılan görüşmelerde taraflar arasında doğrudan temas olmasa da mesajlar iletilmeye devam ediyor. Erakçi, yaptığı açıklamada "Müzakereler sona ermedi, ancak henüz bir anlaşmaya varılamadı" ifadelerini kullandı. İran tarafı, ABD'nin yaptırımları kaldırması ve İran'ın nükleer programını barışçıl olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunuyor. ABD ise İran'ın uranyum zenginleştirmesini sınırlandırmasını ve nükleer silah edinme çabalarından vazgeçmesini istiyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkardığını ve stoklarını artırdığını bildirmişti. Bu durum, Batılı ülkelerin endişelerini artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-ABD müzakereleri yalnızca nükleer dosyayla sınırlı değil. Bölgesel güvenlik, Suriye, Irak, Yemen ve Lübnan'daki gelişmeler de görüşmelerin dolaylı gündem maddeleri arasında. İran'ın Rusya ile askeri işbirliği ve Çin ile ekonomik ilişkileri de Batı'nın dikkatinde. Öte yandan, İsrail'in İran nükleer tesislerine yönelik olası askeri müdahale tehditleri ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, bölgesel istikrarı tehdit ediyor. ABD'nin yaptırımları, İran ekonomisini ciddi şekilde baskı altında tutmaya devam ediyor. Petrol ihracatı kısıtlanmış, bankacılık sistemi uluslararası işlemlerden büyük ölçüde kopmuş durumda. Ancak İran, Çin ve Rusya ile ticaretini artırarak yaptırımların etkisini kısmen hafifletmeye çalışıyor. Müzakerelerin başarısız olması halinde İran'ın nükleer programını daha da ileri götürmesi ve bölgede yeni bir silahlanma yarışının başlaması riski bulunuyor. Avrupa Birliği de müzakerelerin yeniden canlandırılması için çaba harcıyor; ancak ABD ile İran arasındaki güvensizlik ortamı, kalıcı bir anlaşmanın önündeki en büyük engel.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olarak bölgesel istikrarı doğrudan etkileyen bu gelişmeleri yakından izliyor. İran-ABD müzakerelerinin olumlu sonuçlanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları açısından faydalı olabilir; zira İran, Türkiye'nin önemli doğalgaz tedarikçilerinden biri. Ayrıca yaptırımların hafiflemesi, Türk şirketlerinin İran pazarındaki faaliyetlerini kolaylaştırabilir. Öte yandan, müzakerelerin tıkanması ve olası bir askeri gerilim, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve bölgesel ticaretini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, diplomatik çözümü destekleyerek bölgede barış ve istikrarın korunmasını hedefliyor.