Bloomberg Economics Baş Gelişmekte Olan Piyasalar Ekonomisti Ziad Daoud, Bloomberg This Weekend programında yaptığı açıklamada, ABD, İsrail ve İran arasında yeniden çatışma riskinin arttığını ve bunun enerji akışındaki toparlanmaya rağmen petrol fiyatlarını yüksek tuttuğunu belirtti. Daoud, Hürmüz Boğazı'ndan enerji sevkiyatının normale dönmeye başlamasına karşın piyasalardaki jeopolitik risk priminin devam ettiğini vurguladı. Açıklamalar, küresel enerji piyasalarının Orta Doğu'daki kırılgan istikrara ne kadar duyarlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Jeopolitik Risk Primi ve Piyasa Tepkisi
Petrol fiyatları, son haftalarda İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin tıkanması ve bölgedeki askeri hareketliliğin artmasıyla dalgalı bir seyir izliyor. Daoud'un değerlendirmesine göre, yatırımcılar olası bir çatışmanın arz zincirlerini kesintiye uğratma ihtimalini fiyatlamaya devam ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçişi, küresel enerji güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Son dönemde yaşanan kesintiler, sigorta maliyetlerini ve navlun ücretlerini artırarak tüketici fiyatlarına yansıma riskini beraberinde getirdi.
Uzmanlar, jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarına etkisinin sadece arz endişeleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıyı da güçlendirdiğini belirtiyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde enerji ithalatına bağımlı ekonomiler için bu durum, cari açık ve döviz kuru üzerinden ek yük oluşturuyor. Daoud'un aktardığına göre, piyasalar kısa vadede bir yumuşama beklemiyor; aksine risklerin aşağı yönlü olduğu bir senaryoda bile petrol fiyatlarının Kovid-19 öncesi seviyelerin üzerinde kalması muhtemel.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Orta Doğu'daki gerilim, sadece petrol arzı açısından değil, aynı zamanda küresel diplomasi ve güvenlik dengeleri açısından da yakından izleniyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikası, İsrail'in güvenlik endişeleri ve bölgedeki vekil güçler arasındaki çatışmalar, enerji piyasalarının uzun süredir gündeminde. Son dönemde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerginlikler, tanker trafiğinde aksamalara yol açarak küresel ticaretin can damarlarından birini tehdit etti. Uzmanlar, diplomatik kanalların açık tutulmasının ve bölgesel diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesinin, olası bir askeri çatışmanın önlenmesi ve enerji piyasalarının istikrarı için hayati olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatının büyük bölümünü Orta Doğu ve Hazar bölgesinden karşılayan bir ülke olarak petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk priminden doğrudan etkileniyor. İran ile uzun süredir devam eden doğalgaz ticareti ve bölgesel istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabaları, Ankara'nın meselede aktif bir aktör olmasını gerektiriyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit ederken, artan petrol fiyatları enflasyon ve cari açık üzerinden ekonomik baskıyı artırabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, bölgesel gerilimin azaltılması için diplomatik girişimlerini sürdürmesi ve enerji tedarikinde çeşitliliği artırması kritik önem taşıyor.