Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran ile ABD arasında İsviçre'de gerçekleştirilen müzakerelerin başarıyla sonuçlandığını açıkladı. Şerif, yaptığı yazılı açıklamada görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde geçtiğini ve tarafların önemli ilerlemeler kaydettiğini belirtti. Reuters'ın haberine göre, 22 Haziran'da başlayan ve birkaç gün süren görüşmelerde, başta nükleer program olmak üzere ikili ilişkilerdeki kilit konular ele alındı. Pakistan Başbakanı, bu gelişmenin bölgesel istikrar için hayati önem taşıdığını vurguladı. Görüşmelerin detayları henüz resmi olarak açıklanmazken, diplomatik kaynaklar tarafların yaptırımların hafifletilmesi ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması konusunda prensipte anlaşmaya vardığını iddia ediyor.
Görüşmelerin arka planı ve tarafların tutumu
İran ile ABD arasındaki dolaylı görüşmeler, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yeniden canlandırılması amacını taşıyor. ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamaya başlaması, İran'ı nükleer faaliyetlerini artırmaya itmişti. Son yıllarda İran, uranyumu yüzde 60'a kadar zenginleştirerek anlaşmadaki sınırlamaları aştı. Tarafların İsviçre'de bir araya gelmesi, dolaylı müzakerelerin devamı niteliği taşıyor. Pakistan'ın arabuluculuk rolü üstlenmesi ise dikkat çekici. Şerif, görüşmelerin başarısında Pakistan'ın katkısına vurgu yaparak, ülkesinin bölgesel barışa verdiği önemi dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
İran-ABD anlaşmasının yeniden canlanması, Ortadoğu'da dengeleri değiştirebilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın nükleer programının sınırlandırılmasını memnuniyetle karşılasa da, İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından endişe duyuyor. İsrail ise anlaşmaya şiddetle karşı çıkıyor. Küresel ölçekte ise anlaşma, petrol piyasalarını rahatlatabilir ve enerji fiyatlarını düşürebilir. ABD'nin yaptırımları kaldırması halinde İran'ın günlük petrol ihracatının önemli ölçüde artması bekleniyor. Ayrıca, anlaşma ABD ile Çin ve Rusya arasındaki rekabette de etkili olabilir; Çin, İran petrolünün önemli bir alıcısı konumunda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD görüşmelerinin başarıyla sonuçlanması, Türkiye için hem fırsatlar hem riskler barındırıyor. Ekonomik açıdan, yaptırımların hafifletilmesi Türkiye'nin İran ile ticaretini artırabilir ve enerji ithalatında maliyetleri düşürebilir. Türkiye, doğal gaz ve petrol ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılıyor. Güvenlik boyutunda ise İran'ın uluslararası toplumla uyum içinde olması, Suriye ve Irak'taki gerilimi azaltabilir. Ancak İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmaması halinde, Türkiye'nin komşusunda nükleer silah bulunması endişesi devam edecek. Ankara, bu süreçte dengeli bir politika izleyerek hem Batı ile ilişkilerini korumaya hem de İran ile iş birliğini sürdürmeye çalışıyor.