İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, İsrail’in Lübnan topraklarından çekilmemesi halinde ABD ile varılacak herhangi bir barış anlaşmasının geçersiz olacağını söyledi. Erakçi, “Savaş, İsrail güçlerinin işgal ettiği topraklardan tamamen çekilmesiyle sona ermiş sayılmaz” diyerek mevcut çatışmanın bitmediğini vurguladı. İran’ın üst düzey diplomatı, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından yeniden şekillenen Ortadoğu politikalarına atıfta bulunarak, Tahran yönetiminin müzakerelere ancak sahadaki gerçekler dikkate alınırsa yanaşacağını ifade etti.
Gelişmenin arka planı
Erakçi’nin açıklamaları, İran ile ABD arasında dolaylı temasların yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimleri azaltmak ve İran’ın nükleer programını sınırlandırmak için kapsamlı bir anlaşma arayışında. Ancak İran, bölgesel meselelerin de masada olması gerektiğinde ısrar ediyor. Erakçi, İsrail’in Lübnan’daki varlığını “işgal” olarak nitelendirerek, bu durumun devam etmesinin tüm bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirtti. Eylül 2024’te başlayan İsrail-Lübnan çatışmaları, İsrail’in Hizbullah hedeflerine yönelik kara harekâtıyla tırmanmış ve ateşkesin ardından İsrail güçleri güney Lübnan’da belirli bölgeleri kontrolleri altında tutmaya devam etmişti. BM kararlarına rağmen İsrail’in çekilme takvimi belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Erakçi’nin bu sert çıkışı, İran’ın ABD ile olası bir anlaşmada elini güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor. Tahran, nükleer dosyadaki tavizler karşılığında bölgesel nüfuz alanlarının korunmasını istiyor. Öte yandan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran-ABD anlaşmasının bölgesel güvenliğe katkı sağlamasını umuyor ancak İsrail’in Lübnan’daki varlığının sürmesi halinde Hizbullah’ın yeniden silahlanabileceği endişesiyle Temmuz 2025’te gözlemci statüsü kazanan Türkiye’nin arabuluculuk rolü daha da önem kazanıyor. ABD’nin, İsrail’i çekilmeye ikna edip edemeyeceği belirsizliğini korurken, İran’ın bu şartı müzakere masasında bir koz olarak kullanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini savunan ülkeler arasında yer alıyor. Bu gelişme, Türkiye’nin bölgedeki arabuluculuk girişimlerine yeni bir boyut kazandırabilir. Özellikle Türkiye’nin Lübnan’daki siyasi aktörlerle kurduğu ilişkiler ve İsrail’le son dönemde normalleşme adımları, Ankara’yı potansiyel bir müzakereci konumuna getirebilir. Ayrıca, İran’ın bu çıkışı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikalarını da etkileyebilecek bölgesel bir istikrarsızlık sinyali olarak okunabilir. Ankara’nın hem İran hem de ABD ile dengeli ilişkiler sürdürme çabası, bu krizde kilit bir rol oynamasına yol açabilir.