ABD'li bir üst düzey yetkili, Cuma günü imzalanması beklenen ABD-İran ateşkes mutabakatına ilişkin bugüne kadarki en net açıklamayı yaparak, 14 maddelik taslak metnin ayrıntılarını basına sızdırdı. Henüz Tahran yönetimi tarafından resmen doğrulanmayan belgeye göre, iki ülke arasında yıllardır süren gerginliği sona erdirmeyi hedefleyen anlaşma, nükleer faaliyetler, bölgesel askeri varlık ve yaptırımlar gibi kritik başlıkları kapsıyor. Yetkilinin verdiği bilgiye göre, müzakereler son haftalarda yoğunlaşırken, metnin son halinin Cuma günü imzalanması planlanıyor. Ancak İran cephesinden henüz resmi bir teyit gelmezken, Tahran'ın bazı maddelere itiraz ettiği yönünde sinyaller de alınıyor.
14 maddenin perde arkası
Söz konusu taslak, ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde kamuoyuna yansımış oldu. ABD'li kaynağa göre metin, İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesinin uluslararası denetime tabi olarak yüzde 3,67 ile sınırlandırılmasını, mevcut stokların büyük ölçüde yurt dışına çıkarılmasını ve Fordow ile Natanz tesislerine IAEA denetçilerinin sürekli erişimini öngörüyor. Buna karşılık ABD, İran'a yönelik petrol ve bankacılık yaptırımlarının bir kısmını askıya almayı taahhüt ediyor. Ancak tam kaldırma değil, kademeli bir rahatlama söz konusu. Taslakta ayrıca, İran'ın Yemen, Suriye ve Lübnan'daki vekil güçlerine desteğinin sınırlandırılması ve bölgesel balistik füze programının dondurulması gibi maddeler de yer alıyor. Özellikle füze maddesinin Tahran'da tartışmalı olduğu, çünkü İran'ın bunu egemenlik hakkı olarak gördüğü biliniyor.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmezken, Tahran'a yakın kaynaklar, metnin bazı bölümlerinin 'ağır' olduğunu ve müzakere masasında daha fazla esneklik beklediklerini ifade ediyor. Öte yandan Washington'da ise anlaşmanın Kongre'den geçmesi için yeterli desteği bulup bulamayacağı merak konusu. Cumhuriyetçi kanat, özellikle yaptırımların hafifletilmesine karşı çıkarken, yönetim bunun İran'ı nükleer silahtan uzak tutmanın tek yolu olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşmanın imzalanması halinde, Ortadoğu'da önemli bir dengenin değişmesi bekleniyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiki Körfez ülkeleri, İran'ın bölgesel faaliyetlerinin sınırlandırılmasını memnuniyetle karşılarken, İsrail ise anlaşmanın kapsamını yetersiz bularak itiraz ediyor. İsrail Başbakanı, 'İran'ın nükleer altyapısına dokunmayan her anlaşma tehlikelidir' açıklamasını yapmıştı. ABD'nin Avrupalı müttefikleri ise genel olarak diyaloğu desteklemekle birlikte, uygulamanın denetlenmesi konusunda hassasiyet gösteriyor. Küresel piyasalarda ise petrol fiyatları, anlaşma haberinin ardından yüzde 2'nin üzerinde gerileyerek varil başına 78 doların altına indi. Analistler, İran petrolünün piyasaya dönmesi halinde arz fazlası oluşabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran ateşkesi, Türkiye'nin komşusu ve enerji tedarikçisi olan İran'la ilişkileri açısından kritik. Anlaşma gerçekleşirse, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol ithalatında yaptırım riski azalabilir ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi genişleyebilir. Ayrıca İran'ın Suriye ve Irak'taki nüfuzunun sınırlandırılması, Ankara'nın bu ülkelerdeki güvenlik kaygılarını kısmen hafifletebilir. Ancak Türkiye, yeni dengelerde ABD-İran yakınlaşmasının PKK ve uzantıları üzerindeki olası etkilerini de yakından izlemek zorunda. Bölgesel istikrara katkı sağlaması halinde, bu gelişme Türkiye'nin lehine olacaktır.