İran devlet medyası, ABD ile İran arasında müzakereleri hızlandırması beklenen kapsamlı bir anlaşma taslağının dolaşımda olduğunu duyurdu. İddiaya göre taslak, Tahran’ın yaptırımlardan muaf tutulmasını ve dondurulmuş varlıklarından 24 milyar dolara erişimini öngörüyor. Buna karşılık müzakereler yalnızca nükleer konularla sınırlandırılırken, İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçleri (Hizbullah, Husiler, Iraklı milisler) görüşmelerin dışında tutuluyor. ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü yaptığı açıklamada böyle bir anlaşmanın varlığını reddetti ve “İran’a asla bu kadar büyük bir ödeme yapmayız” dedi. Ancak İran medyasındaki kaynaklar, taslağın iki taraf arasında Oman’da yürütülen gizli görüşmelerde ele alındığını iddia ediyor. Taslak ayrıca Lübnan’da ateşkes sağlanmasını ve Hizbullah’ın silah bırakmasını içeriyor.
Anlaşma taslağının ayrıntıları
İranlı yetkililere dayandırılan haberlere göre taslak, üç ana başlıktan oluşuyor: yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş fonların serbest bırakılması ve nükleer faaliyetlerin sınırlandırılması. İran, ABD’nin tekrar uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Güney Kore, Irak ve Lüksemburg gibi ülkelerde yaklaşık 100 milyar doları aşkın dondurulmuş varlığa sahip. Taslak, bu fonların 24 milyar dolarlık kısmının insani yardım ve temel ithalat için kullanılmasına izin veriyor. Karşılığında İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 3.67’de sabitliyor, mevcut stoklarını yurtdışına gönderiyor ve IAEA denetimlerini kabul ediyor. Füze programı konusunda herhangi bir taahhüt yer almıyor. ABD tarafı ise İran’ın bölgesel faaliyetlerine ilişkin kısıtlama talep etmekten vazgeçmiş görünüyor. Bu nokta, özellikle Suudi Arabistan ve İsrail’in tepkisini çekebilir. Taslak, Oman’da imzalanması halinde 6 aylık bir geçiş süreci öngörüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma taslağı, Orta Doğu’daki güç dengelerini kökünden değiştirebilecek bir potansiyel taşıyor. İran’ın ekonomik rahatlaması, Tahran yönetimine bölgedeki vekil güçlerini finanse etme konusunda daha fazla kaynak sağlayacak. Ancak taslağın Lübnan ateşkesi şartı, Hizbullah’ın İsrail sınırındaki faaliyetlerini durdurmasını öngörüyor. Bu, İsrail için önemli bir kazanım olabilir. ABD’nin İran’a bu kadar büyük bir miktarı serbest bırakması, Körfez ülkeleri ve İsrail’de endişe yaratıyor. Trump yönetimi anlaşmayı yalanlasa da, İran medyasındaki sızıntılar müzakerelerin ilerlediğini gösteriyor. Analistler, bunun Kasım ayındaki ABD başkanlık seçimleri öncesinde Trump’ın bir başarı hikâyesi olarak sunulabileceğini, ancak Cumhuriyetçi tabanın İran’a ödeme yapılmasına karşı çıkacağını belirtiyor. Avrupa Birliği ise olumlu yaklaşıyor ve nükleer anlaşmanın (JCPOA) yeniden canlanması için bir fırsat olarak görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD anlaşması, Türkiye için doğrudan ekonomik ve güvenlik sonuçları doğurabilir. Türkiye, İran’dan doğal gaz ithal ediyor ve iki ülke arasında 10 milyar dolarlık ticaret hacmi bulunuyor. Yaptırımların hafiflemesi, Türkiye’nin enerji maliyetlerini düşürebilir ve İran’la ticaretini artırabilir. Ancak İran’ın bölgesel faaliyetlerinin kısıtlanmaması, Türkiye’nin Kuzey Irak ve Suriye’deki güvenlik kaygılarını artırabilir. Tahran’ın serbest kalan fonlarıyla PKK/YPG gibi unsurları desteklemesi riski bulunuyor. Ayrıca Lübnan ateşkesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik çıkarlarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, gelişmeleri yakından izliyor ve bir anlaşma olması halinde kendi çıkarlarını koruyacak adımlar atması bekleniyor.