İran'ın öldürülen dini lideri Ali Hamaney'in naaşı, 4 Kasım Çarşamba günü Irak'ın Necef ve Kerbela kentlerinde düzenlenecek cenaze törenlerinin ardından defnedilmek üzere ülkeye getirilecek. Hamaney'in cenazesi, Şii İslam'ın en kutsal kutsal mekânlarına ev sahipliği yapan bu iki kentte, dini liderler, siyasetçiler ve on binlerce yaslının katılımıyla karşılanacak. Necef, Şii dini seminerlerinin merkezi olmasının yanı sıra, öldürülen eski Irak Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin döneminde de büyük baskı gören Şii nüfusun 1991 ayaklanmasına tanıklık etmişti. Kerbela ise İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan Kerbela Savaşı'na ev sahipliği yapıyor ve bu nedenle Şiiler için büyük dini önem taşıyor. Cenaze törenlerinin, İran-Irak ilişkilerinin yanı sıra bölgedeki Şii siyasi bloklar üzerinde de etkili olması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Ali Hamaney, 1989'dan beri İran'ın en üst dini ve siyasi lideriydi. İran İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Humeyni'nin ölümünden sonra bu görevi üstlenen Hamaney, ülkenin dış politikasında, nükleer programında ve Orta Doğu'daki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü nüfuz mücadelesinde belirleyici rol oynadı. Ancak geçtiğimiz hafta başkent Tahran'da düzenlenen bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Suikastin sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı, ancak İran yönetimi olayı İsrail ve ABD'ye bağladı. Hamaney'in naaşı, Irak'taki törenlerin ardından İran'ın Meşhed kentinde toprağa verilecek. Irak ziyareti, özellikle Necef ve Kerbela'nın Şii dünyasındaki sembolik önemi nedeniyle dikkat çekiyor. Necef, aynı zamanda Ali bin Ebu Talib'in türbesine ev sahipliği yaparken, Kerbela'da Hz. Hüseyin'in türbesi bulunuyor. Her iki kent de yılda milyonlarca Şii hacıyı ağırlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hamaney'in ölümü, İran'ın iç siyasetinde ve bölgesel dengelerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Hamaney, İran'ın nükleer müzakerelerinde, Yemen'deki Husiler, Suriye'deki Esad yönetimi ve Lübnan'daki Hizbullah gibi vekil güçler aracılığıyla bölgedeki nüfuzunu genişletmişti. Cenaze törenlerinin Irak'ta düzenlenmesi, İran'ın Irak üzerindeki nüfuzunu yansıtıyor. Irak, İran'a sınır olan ve Şii nüfusun çoğunlukta olduğu bir ülke; aynı zamanda ABD ile de yakın ilişkilere sahip. Hamaney sonrası dönemde İran'ın iç istikrarı ve yeni liderlik yapısı bölge için kritik. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel rakipler, İran'da bir güç boşluğu oluşmasından endişe ediyor. Ayrıca, İsrail'in İran'a yönelik olası askeri operasyonları da bu dönemde daha yüksek bir risk olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hamaney'in ölümü ve ardından Irak'ta düzenlenecek cenaze törenleri, Türkiye'nin İran ile olan ilişkileri ve bölgesel politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, İran ile sınır komşusu olması nedeniyle İran'daki siyasi istikrarsızlıktan doğrudan etkilenebilir. Ayrıca Irak'taki Şii nüfusun etkisi, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki Kürt Bölgesel Yönetimi ile olan ekonomik ve siyasi ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. İran'da yeni liderlik yapısı, İran'ın PKK'ya yönelik politikalarını da belirleyebilir. Türkiye, bu gelişmeleri yakından takip ederken, İran iç savaş riskine karşı sınır güvenliğini artırabilir ve bölgedeki dengeleri yeniden değerlendirebilir.