Irak, her yaz olduğu gibi bu yıl da kavurucu sıcaklar ve beraberinde gelen elektrik kesintileriyle boğuşuyor. Ortalama sıcaklıkların 50 santigrat dereceyi bulduğu ülkede, klimaların ve soğutma sistemlerinin yoğun kullanımı elektrik şebekesini çökme noktasına getiriyor. Ancak bu kez, hükümetin çözüm arayışı farklı bir yöne evriliyor: Güneş enerjisi. Irak, sahip olduğu muazzam güneş potansiyeline rağmen, yenilenebilir enerjiye yatırım konusunda yıllardır isteksiz davranmıştı. Şimdi ise durum değişiyor.
Gelişmenin arka planı
Irak, yıllık ortalama 3.000 saatten fazla güneş ışığı almasıyla, güneş enerjisi için dünyanın en elverişli bölgelerinden biri. Buna rağmen, ülkenin elektrik üretiminin yüzde 90'ından fazlası fosil yakıtlara dayanıyor. Petrol zengini ülkede, devlet sübvansiyonları sayesinde elektrik fiyatları oldukça düşük. Bu durum, yenilenebilir enerji yatırımlarını ekonomik olarak cazip kılmıyordu. Ancak yaz aylarında artan talep, eskiyen altyapı ve sık sık yaşanan sabotajlar nedeniyle elektrik kesintileri kronikleşmiş durumda. Geçtiğimiz yaz, Bağdat'ta günde ortalama 12 saatlik kesintiler yaşandı. Bu durum, halkta büyük bir öfkeye ve hükümete karşı protestolara yol açtı.
Irak hükümeti, bu krizi aşmak için nihayet güneş enerjisine yönelik somut adımlar atmaya başladı. 2023 yılında, toplam kapasitesi 2 gigavat olan bir dizi güneş enerjisi santrali projesi için ihale açıldı. Projelerin 2025 yılına kadar tamamlanması planlanıyor. Ayrıca, evlerde ve işyerlerinde küçük ölçekli güneş panellerinin kullanımını teşvik etmek için vergi indirimleri ve düşük faizli krediler gibi teşvikler devreye sokuldu. Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, ülkenin enerji dönüşümünde kararlı olduğunu belirterek, “Güneş enerjisi, sadece elektrik krizini çözmekle kalmayacak, aynı zamanda petrol ihracatımızı artırarak ekonomiye de katkı sağlayacak” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Irak'ın güneş enerjisine yönelmesi, bölgesel enerji dengeleri açısından da önem taşıyor. Ortadoğu'da yenilenebilir enerji yatırımları hızla artıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, dev güneş ve rüzgar santralleri kurarken, Irak bu yarışta geride kalmıştı. Ancak ülke, hem artan iç talep hem de uluslararası iklim taahhütleri doğrultusunda temiz enerjiye geçiş yapmak zorunda. Irak'ın elektrik talebinin 2030 yılına kadar yüzde 50 artması bekleniyor. Bu talebin karşılanmaması halinde, ekonomik büyüme ve sosyal istikrar ciddi şekilde tehlikeye girebilir.
Küresel enerji şirketleri, Irak'ın güneş enerjisi potansiyeline ilgi göstermeye başladı. Fransız TotalEnergies, 2021'de Irak'ta 1 gigavatlık bir güneş enerjisi santrali kurmak için anlaşma imzalamıştı. Ancak siyasi istikrarsızlık ve bürokratik engeller nedeniyle proje henüz başlayamadı. Irak hükümeti, bu tür yabancı yatırımları çekmek için yasal düzenlemeleri iyileştirmeye çalışıyor. Ayrıca, güneş enerjisi sayesinde petrolden tasarruf edilen miktarın ihraç edilerek ülkeye yıllık 5 milyar dolar ek gelir sağlanabileceği hesaplanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın güneş enerjisine yönelmesi, Türkiye açısından da önemli fırsatlar sunuyor. Türk müteahhitlik firmaları ve güneş paneli üreticileri, Irak'taki yenilenebilir enerji projelerinde doğrudan rol alabilir. Ayrıca, Irak'ın elektrik kesintileri nedeniyle yaşadığı istikrarsızlık, Türkiye'nin güney sınırındaki güvenlik ortamını da etkiliyor. Daha istikrarlı bir Irak, Türkiye'nin enerji koridoru olma hedefine de katkı sağlayabilir. Öte yandan, Irak'ın güneş enerjisi üretimini artırması, bölgesel enerji ticaretinde Türkiye için yeni bir ortak anlamına gelebilir. Türkiye'nin, Irak'taki bu dönüşümü yakından takip etmesi ve iş birliği fırsatlarını değerlendirmesi stratejik bir önem taşıyor.