ABD'de evlenip sonrasında İngiltere'ye taşınan çiftler için en kritik sorulardan biri, Amerikan usulü evlilik sözleşmesinin (prenup) Birleşik Krallık'ta hâlâ geçerli olup olmadığıdır. Bu soru, özellikle boşanma durumunda mal paylaşımı açısından büyük önem taşır. ABD'de eyaletlere göre değişen hukuk kuralları, İngiltere'de ise farklı bir sistem uygulanmaktadır. Uzmanlara göre, sözleşmenin geçerliliği tamamen İngiliz mahkemelerinin takdirine bağlıdır ve bazı durumlarda ABD'deki kadar bağlayıcı olmayabilir. İngiliz hukuku, evlilik sözleşmelerine daha şüpheci yaklaşır ve boşanma durumunda tarafların ve varsa çocukların ihtiyaçlarını önceliklendirir.
Sözleşmenin İngiltere'deki hukuki statüsü
İngiltere'de evlilik sözleşmeleri, 2010 yılındaki Radmacher v Granatino davasıyla birlikte daha ciddiye alınmaya başlanmıştır. Bu davada Yüksek Mahkeme, bir sözleşmenin bağlayıcı olabilmesi için tarafların mali durumlarını tam olarak açıklamış olması, bağımsız hukuki danışmanlık alınması ve sözleşmenin imzalanması üzerinden makul bir süre geçmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak İngiliz hukuku, ABD'nin aksine, sözleşmeyi otomatik olarak uygulamaz; mahkeme, adil olup olmadığını değerlendirir. Özellikle çocukların ihtiyaçları veya taraflardan birinin ekonomik dengesizliği söz konusuysa, sözleşme geçersiz sayılabilir. Ayrıca, sözleşmenin imzalandığı tarih ile boşanma arasında geçen sürede tarafların mali durumlarında önemli değişiklikler olması da sözleşmenin uygulanmasını engelleyebilir.
ABD'de ise durum farklıdır. Örneğin New York gibi eyaletlerde, sözleşme usulüne uygun yapılmışsa ve zorlama yoksa mahkemeler büyük ölçüde uygular. Ancak Kaliforniya gibi topluluk malı rejiminin geçerli olduğu eyaletlerde bile sözleşme belirleyici olabilir. İngiltere'ye taşınan çiftler, sözleşmelerinin İngiliz yasalarına uygun hale getirilmesi için bir İngiliz avukata danışmalıdır. Ayrıca, çiftlerin yeni bir sözleşme yapması veya mevcut sözleşmeyi güncellemesi önerilir. İngiliz mahkemeleri, yabancı bir sözleşmeyi tanımakla birlikte, kendi hukuk ilkelerine aykırı düşen maddeleri uygulamayabilir.
Küresel boyut: Uluslararası çiftler için riskler
Küreselleşen dünyada, farklı ülkelerde yaşayan çiftlerin sayısı artarken, hukuki uyum sorunları da büyümektedir. ABD-İngiltere arasında bir evlilik sözleşmesinin tanınması, iki ülke arasındaki hukuki farklılıklar nedeniyle karmaşıktır. ABD'de daha esnek ve sözleşme özgürlüğüne dayalı bir sistem varken, İngiltere'de mahkemelerin takdir yetkisi daha geniştir. Bu durum, özellikle varlıklı çiftler için sürpriz boşanma kararlarına yol açabilir. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ise Brüksel IIbis Tüzüğü gibi düzenlemeler, aile hukuku kararlarının tanınmasını kolaylaştırmıştır. Ancak Brexit sonrası İngiltere, bu mekanizmaların dışında kalmıştır. Bu nedenle, uluslararası çiftlerin yaşadıkları ülkenin hukuk sistemini önceden araştırması ve sözleşmelerini buna göre uyarlaması büyük önem taşır.
Türk vatandaşları da benzer bir durumla karşılaşabilir. Örneğin Türkiye'de yapılan bir mal rejimi sözleşmesi, çiftin taşındığı ABD veya İngiltere'de geçerli olmayabilir. Türk Medeni Kanunu, evlilik sözleşmelerine izin vermekle birlikte, bunların noterde yapılmasını şart koşar. Ancak yabancı mahkemeler, Türk sözleşmelerini tanımak için ek koşullar arayabilir. Özellikle İngiltere gibi common law sistemine sahip ülkelerde, Türk hukukundaki resmi şekil şartları yeterli görülmeyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, özellikle yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları için kritik bir uyarı niteliği taşımaktadır. Türkiye'de veya başka bir ülkede yapılan evlilik sözleşmesinin, taşınılan ülkede geçerliliğini koruması için yerel hukuka uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Türk vatandaşlarının, özellikle İngiltere'ye yerleşme planları varsa, bir İngiliz aile hukuku avukatına danışarak sözleşmelerini güncellemeleri önerilir. Aksi takdirde, boşanma durumunda beklenmedik mal paylaşımı kararlarıyla karşılaşabilirler. Bu durum, iki ülke arasındaki hukuki farklılıklardan kaynaklanan riskleri ortaya koymaktadır.