İngiltere’nin Katar eski Büyükelçisi Sir Graham Boyce, 2013 yılında tahttan feragat eden ve kısa süre önce hayatını kaybeden Katar eski Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani’yi, “alçakgönüllü, esprili ve vizyon sahibi bir lider” olarak nitelendirdi. Boyce, emirin bölgesel diplomasi ve Katar’ın modernleşmesindeki rolüne vurgu yaptı.
Eski büyükelçiden samimi portre
Sir Graham Boyce, 2005-2008 yılları arasında Katar’da görev yaptığı dönemde Emir Şeyh Hamad ile yakın çalışma fırsatı buldu. Emirin, resmi protokolün ötesinde kişisel bir bağ kurmayı başardığını belirten Boyce, “Onunla yaptığımız toplantılarda sık sık espriler yapar, gergin ortamı yumuşatırdı. Alçakgönüllülüğü, onu sıradan insanlarla buluşturan en önemli özelliğiydi” dedi.
Emirin liderlik tarzının, Katar’ı küçük bir körfez ülkesinden küresel bir aktöre dönüştürdüğünü ifade eden Boyce, “O, ülkesini sadece ekonomik olarak değil, diplomatik olarak da haritaya koydu. Al Jazeera gibi cesur girişimlere destek vermesi, bölgedeki katı siyasi iklime meydan okumaktı” diye konuştu.
Katar'ın modernleşme süreci
Hamad bin Halife Al Sani, 1995-2013 yılları arasında ülkeyi yönetti. Bu dönemde Katar, doğal gaz sayesinde kişi başına düşen milli gelirde dünyada ilk sıralara yükseldi. Emir, eğitim, sağlık ve kültür alanında büyük yatırımlar yaparak Doha’yı bir cazibe merkezi haline getirdi.
Ancak en dikkat çekici hamlesi, bölgesel bir dev olan Suudi Arabistan ve Mısır ile arasını açan Al Jazeera kanalını kurdurması oldu. Kanal, Arap Baharı sırasında muhalif seslere yer vererek büyük yankı uyandırdı. Emir ayrıca, Yemen ve Libya'daki askeri müdahalelerde de aktif rol oynadı.
Bölgesel ve küresel etkisi
Şeyh Hamad, Ortadoğu’da bir denge unsuru olarak görülüyordu. Hem ABD ile ortaklığı hem de İran ile iyi ilişkileri sayesinde Katar, büyük güçler arasında manevra kabiliyetini korudu. Onun döneminde başlayan dış politika çizgisi, oğlu Emir Şeyh Temim bin Hamad Al Sani tarafından da sürdürülüyor. Özellikle son yıllarda Katar, Afganistan barış süreci ve Gazze’deki ateşkes çabalarında Arabulucu rolü üstlendi.
Boyce, emirin vefatının sadece Katar için değil, tüm bölge için bir kayıp olduğunu vurguladı: “O, monarşilerin genellikle kapalı olduğu bir coğrafyada, dışa açık ve reformist bir liderdi. Mirası, ülkesinin bugünkü refahında ve uluslararası saygınlığında hala yaşıyor.”
Türkiye Açısından Değerlendirme
Katar eski Emiri Şeyh Hamad bin Halife Al Sani’nin vefatı, Türkiye açısından da önemli bir dönüm noktası. Emir Hamad döneminde başlayan Türkiye-Katar yakınlaşması, özellikle savunma sanayii ve enerji alanında stratejik bir ortaklığa dönüştü. Türkiye’nin Katar’da askeri üs bulundurması, bu dönemde atılan adımların bir sonucudur. Emirin vizyonu, Katar’ı Türkiye’nin Körfez’deki en sadık müttefiki haline getirmişti. Bu ortaklık, bölgesel krizlerde (Körfez ablukası, Libya) Türkiye’nin elini güçlendirdi. Yeni Emir Şeyh Temim ile ilişkiler aynı çizgide devam etse de Hamad’ın kişisel diplomasisinin boşluğu hissedilebilir.