İngiltere ve Galler'de kraliyet mahkemelerindeki dava birikintisini azaltmak amacıyla yapay zeka destekli hukuk asistanlarının devreye alınması planı, hukuk çevrelerinde tartışma yarattı. Başsavcı David Lammy tarafından duyurulması beklenen pilot uygulama, yapay zekanın dava dosyalarının özetlenmesi, içtihat araştırması ve belge analizi gibi görevlerde kullanılmasını öngörüyor. Ancak İngiltere Barosu ve Hukuk Cemiyeti, bu teknolojinin "hayati finansman ve personel eksikliğini gizlemek için bir araç" haline gelmemesi konusunda uyarıda bulundu. Açıklamada, yapay zekanın ancak yeterli kaynak ve insan denetimi ile desteklenmesi halinde faydalı olabileceği ifade edildi.
Yapay zeka mahkemelerde ne yapacak?
Pilot program kapsamında, yapay zeka asistanları öncelikli olarak ceza davalarının ön inceleme aşamasında kullanılacak. Sistem, binlerce sayfalık dava dosyalarını tarayarak hakimlere ve avukatlara özet çıkaracak, benzer davalardaki içtihatları bulacak ve hukuki argümanların tutarlılığını kontrol edecek. Hükümet yetkilileri, bu uygulamanın mahkemelerdeki iş yükünü hafifleterek davaların daha hızlı sonuçlanmasını sağlayacağını savunuyor. Özellikle Covid-19 salgını sonrası ciddi şekilde artan dava birikintisinin azaltılması hedefleniyor. Şu anda İngiltere'de kraliyet mahkemelerinde ortalama bir davanın sonuçlanması 18 ayı buluyor.
Endişeler ve uyarılar
Hukukçular, yapay zekanın mahkemelerde kullanılmasına prensipte karşı olmasalar da, sistemin güvenilirliği ve hesap verebilirliği konusunda ciddi endişeler taşıyor. İngiltere Barosu Başkanı Sam Townend, "Yapay zeka, avukatların ve hakimlerin yerini alamaz; sadece onların işlerini kolaylaştıracak bir araç olabilir" dedi. Ayrıca, algoritmaların yanlış veya taraflı sonuçlar üretmesi durumunda hukuki sorumluluğun kimde olacağı sorusu da yanıtsız kalıyor. Hukuk uzmanları, otomatikleştirilmiş süreçlerin, özellikle hassas ceza davalarında adil yargılanma hakkını ihlal edebileceği konusunda uyarıyor.
Öte yandan, hükümetin mahkeme sistemine yeterli bütçe ayırmadığına dikkat çeken eleştirmenler, yapay zeka yatırımlarının personel ve altyapı yatırımlarının yerini almaması gerektiğini vurguluyor. İngiltere'de son on yılda mahkeme personeli sayısı yüzde 30 oranında azalırken, dava sayıları aynı oranda artış gösterdi. Hukuk Cemiyeti Başkanı Richard Atkinson, "Mahkemelere yeterli hakim ve destek personeli atamadan, sadece yapay zeka ile sorunları çözmeye çalışmak, sistemin temel sorunlarını görmezden gelmek anlamına gelir" şeklinde konuştu.
Pilot uygulamanın kapsamı
Pilot uygulamanın ilk etapta Birmingham, Manchester ve Cardiff'teki bazı kraliyet mahkemelerinde başlatılması planlanıyor. Altı ay sürmesi beklenen deneme sürecinde, yapay zeka asistanlarının hukuki doğruluk oranı, zaman tasarrufu ve kullanıcı memnuniyeti gibi kriterler değerlendirilecek. Eğer başarılı bulunursa, 2026 yılından itibaren ülke genelinde yaygınlaştırılması gündeme gelebilir. İngiltere, yapay zekanın yargı sistemine entegrasyonu konusunda dünyadaki öncü ülkeler arasında yer alıyor. Daha önce Estonya ve Singapur gibi ülkeler de benzer uygulamaları hayata geçirmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu pilot uygulama, yapay zekanın yargı alanında kullanımına yönelik küresel eğilimin bir parçasıdır. Türkiye'de de adalet sistemindeki iş yükü sorunları ve dava birikintisi benzer şekilde tartışılmaktadır. İngiltere deneyimi, yapay zeka araçlarının mahkemelerde verimliliği artırma potansiyelini gösterse de, bu teknolojilerin insan denetimi ve yeterli kaynak olmadan uygulanmasının sakıncalarına dikkat çekmektedir. Türkiye'deki adalet reformu tartışmaları kapsamında, benzer teknolojilerin getirilmesi düşünülürse, yeterli altyapı, personel ve hukuki güvencelerin sağlanması kritik önem taşımaktadır. Ayrıca, yapay zeka sistemlerinin şeffaflığı ve hesap verebilirliği, hukukun üstünlüğü ilkesi açısından güvence altına alınmalıdır.