LONDRA - İngiltere'de 16 yaşında bir kıza tecavüz etmekten mahkum olan iki genç, ilk duruşmada hapis cezası almamıştı. Ancak Londra Temyiz Mahkemesi, 2 Temmuz tarihli kararıyla bu kararı bozarak her iki sanığa dört yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, ilk kararın "aşırı derecede hafif" olduğuna hükmetti ve kamuoyunda büyük tepki çeken bu olayda adaletin yerini bulması adına yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığını, doğrudan cezanın artırılmasına karar verdiğini açıkladı. Olay, 2022 yılında, iki erkek gencin 16 yaşındaki kızı içkiyle sarhoş ettikten sonra cinsel saldırıya maruz bırakmasıyla gündeme gelmişti.
İlk karar ve kamuoyu tepkisi
İlk derece mahkemesi, sanıkların yaşlarının küçük olması, sabıka kayıtlarının bulunmaması ve pişmanlık duydukları gerekçesiyle hapis cezası vermemiş, bunun yerine denetimli serbestlik ve topluma kazandırma programına katılmalarına hükmetmişti. Karar, özellikle kadın hakları dernekleri ve halk arasında büyük öfkeye yol açtı. Birçok kişi, bu kararın tecavüz suçuna karşı caydırıcılığı zayıflattığını ve mağdurenin ikinci kez mağdur edildiğini ifade etti. Olay, İngiliz basınında da geniş yankı uyandırdı ve Başsavcılık, kararı temyiz etti.
Temyiz Mahkemesi Yargıcı Lord Chief Justice, kararında "Bu tür ciddi suçlarda, sanıkların genç ya da ilk kez suç işliyor olmaları, hapis cezası verilmemesi için yeterli gerekçe olamaz. Hele ki suçun niteliği tecavüz gibi ağır bir cinsel suç olduğunda, toplumun adalet duygusunu tatmin etmek ve mağdurenin yaşadığı travmayı tescil etmek için mutlaka hapis cezası verilmelidir" ifadelerini kullandı. Mahkeme, sanıkların cezasını dört yıl olarak belirlerken, bu sürenin dörtte birini cezaevinde geçirdikten sonra şartlı tahliye olabileceklerini de ekledi.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'de yaşanan bu vaka, aslında tüm dünyada kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlarla mücadelede yargı sistemlerinin ne kadar etkili olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünya genelinde her üç kadından biri hayatı boyunca fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor. Ancak bu suçların yalnızca küçük bir kısmı adli mercilere yansıyor ve cezalandırma oranları da oldukça düşük. İngiltere'deki bu karar, özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde giderek daha sıkı hale gelen cinsel suç yasalarının bir yansıması olarak değerlendirilebilir. İsveç, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde rıza temelli cinsel suç tanımları yapılırken, cezaların artırılması ve caydırıcılığın sağlanması için reformlar yapılıyor. Bu bağlamda, Temyiz Mahkemesi'nin kararı, uluslararası hukuk çevrelerinde de olumlu karşılandı; ancak bazı hukukçular, dört yıllık hapis cezasının tecavüz gibi bir suç için yetersiz olduğunu düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve cinsel suçlarla mücadelede yapılan yasal düzenlemelere rağmen, uygulamada sıkıntılar yaşanıyor. İngiltere temyiz mahkemesinin bu kararı, ceza adalet sisteminin caydırıcılığı ve mağdur odaklılığı açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türk yargısının da benzer bir hassasiyetle, özellikle çocuklara yönelik cinsel istismar ve tecavüz davalarında cezaların alt sınırından uzaklaşarak, suçun ağırlığına uygun mahkumiyetler vermesi beklenir. Ayrıca bu karar, kamuoyu baskısının ve sivil toplum kuruluşlarının yargı kararları üzerindeki etkisini de göstermesi bakımından dikkate değerdir.