İngiltere'de her dakika ortalama sekiz dolandırıcılık vakası rapor edilirken, suçluların yapay zeka teknolojilerini kullanarak hedef kitlelerini daha sofistike yöntemlerle kandırdığı ortaya çıktı. Ülkede 2023 yılında bildirilen dolandırıcılık vakalarının sayısı 4,5 milyonu aşarken, mağdurların toplam kaybı 1,2 milyar sterlin olarak kaydedildi. Yetkililer, özellikle ses klonlama, deepfake videolar ve kişiselleştirilmiş phishing e-postalarıyla gerçekleştirilen saldırılarda büyük bir artış olduğunu belirtiyor. National Fraud Intelligence Bureau (NFIB) verilerine göre, yapay zeka destekli dolandırıcılıklar, geleneksel yöntemlere kıyasla üç kat daha fazla başarı oranına sahip.
Gelişmenin arka planı
Dolandırıcılar, yapay zeka araçlarıyla sosyal medya ve diğer çevrimiçi platformlardan topladıkları kişisel verileri kullanarak kurbanlarına özel mesajlar oluşturuyor. Örneğin, bir kişinin sesini klonlayarak aile üyelerini arayıp acil para talebinde bulunuyor ya da deepfake teknolojisiyle bir yöneticinin görüntüsünü taklit ederek şirket çalışanlarını sahte banka hesaplarına para transferine ikna ediyor. İngiltere Bankası (Bank of England) yetkilileri, bu tür saldırıların ekonomik istikrarı da tehdit ettiğini, çünkü tüketici güvenini sarstığını ifade ediyor. Hükümet, yapay zeka kaynaklı dolandırıcılıkla mücadele için yeni bir yasa tasarısı hazırlığında. Tasarı; yapay zeka şirketlerine, ürünlerinin dolandırıcılık amacıyla kullanılmasını engelleyecek güvenlik önlemleri alma zorunluluğu getiriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu sorun yalnızca İngiltere'ye özgü değil; dünya genelinde siber suçlular yapay zekayı benzer şekilde kullanıyor. ABD'de Federal Ticaret Komisyonu (FTC), 2023 yılında yapay zeka destekli dolandırıcılık şikayetlerinde %400 artış olduğunu açıkladı. Avrupa Birliği ise Yapay Zeka Yasası kapsamında yüksek riskli uygulamaları sınıflandırarak bu tür suçların önüne geçmeyi hedefliyor. Küresel çapta, yapay zeka dolandırıcılığının ekonomik maliyetinin 2025 yılına kadar 10 trilyon dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bu gelişme, uluslararası iş birliğinin ve ortak siber güvenlik standartlarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, artan dijitalleşme ve mobil bankacılık kullanımıyla benzer tehditlere açık bir ülke. Son yıllarda Türkiye'de de deepfake ses ve görüntü kullanılarak yapılan dolandırıcılık vakaları rapor edildi. Yerel bankalar ve siber güvenlik birimleri, yapay zeka tabanlı saldırılara karşı önlemlerini artırmalı; ayrıca vatandaşların bu tür dolandırıcılık yöntemleri konusunda bilinçlendirilmesi hayati önem taşıyor. Türkiye'nin, AB ve İngiltere ile bu alanda iş birliği yaparak ortak veri tabanları ve erken uyarı sistemleri oluşturması, küresel ölçekte mücadeleye katkı sağlayabilir.