İngiltere'de bir Sınır Gücü memuru ve Londra'da görevli bir Hong Kong ticaret yetkilisi, Çin adına casusluk yaptıkları gerekçesiyle 10 ve 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu dava, İngiltere'nin 2023'te yürürlüğe giren yeni Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında verilen ilk mahkumiyet olma özelliğini taşıyor. Old Bailey Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Peter Wai ve Bill Yuen isimli iki sanık, yabancı bir istihbarat servisi için gizli faaliyet yürütmek suçundan mahkum edildi.
Casusluk ağı nasıl çalıştı?
Mahkeme kayıtlarına göre, Sınır Gücü memuru Peter Wai, görevi sırasında erişebildiği hassas bilgileri Çin'le bağlantılı bir ağa aktardı. Wai'nin, İngiltere'ye giriş çıkış yapan kişilerin veri tabanını taradığı ve London Hong Kong Economic and Trade Office'te çalışan Bill Yuen ile koordineli hareket ettiği belirtiliyor. Yuen, Hong Kong'un Londra'daki ticaret ofisinde üst düzey bir pozisyonda görev yapıyor ve diplomatik dokunulmazlık kapsamında faaliyet gösteriyordu.
İddianamede, ikilinin 2021-2023 yılları arasında en az 15 ayrı temas kurduğu ve Wai'nin Yuen'e Çin vatandaşları ve İngiltere'deki siyasi mülteciler hakkında bilgi sızdırdığı öne sürülüyor. Savcılık, bu bilgilerin Çin hükümetine ulaştırıldığını ve Hong Kong'taki protestocuların takibinde kullanıldığını iddia etti. Savunma ise, Wai'nin sadece "terörle mücadele kapsamında" bilgi paylaştığını savundu ancak mahkeme bu savunmayı yeterli bulmadı.
Ulusal Güvenlik Yasası ve casuslukla mücadele
İngiltere'nin 2023'te kabul ettiği Ulusal Güvenlik Yasası, casusluk ve yabancı müdahalesine karşı kapsamlı önlemler getiriyor. Yasa, devlet sırlarını ifşa etme, yabancı istihbarat servisleriyle işbirliği yapma ve yabancı devletler adına gizli faaliyet yürütme gibi suçlar için 10 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu dava, yasanın uygulanabilirliğini test eden ilk dava olması açısından da önem taşıyor.
Hakim, kararında "Bu tür casusluk faaliyetleri, İngiltere'nin ulusal güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmakta ve egemenliğini zedelemektedir" ifadelerini kullandı. Davaya ilişkin istihbarat raporlarına göre, Çin'in özellikle Hong Kong ve Tayvan konularında İngiltere'deki Çinli muhaliflere yönelik taktiksel bilgi topladığı değerlendiriliyor.
Öte yandan, dava İngiltere-Çin ilişkilerinde yeni bir gerginliğe de yol açtı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı, kararı memnuniyetle karşıladığını açıklarken, Çin Büyükelçiliği ise kararı "temelsiz ve yanlış" olarak nitelendirdi. İngiltere'deki Hong Kong toplumu ise kararı, Hong Kong'taki demokrasi hareketine yönelik bir destek olarak yorumladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, küresel casusluk ağlarının batılı ülkelerde giderek daha fazla deşifre olduğunu gösteriyor. Türkiye de benzer şekilde, yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı hassas bir bölgede yer alıyor. Özellikle Türkiye'deki Çin, İran ve Rusya bağlantılı casusluk ağlarına yönelik son yıllarda yapılan operasyonlar, bu tür tehditlerin Türkiye için de gündemde olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere'nin Ulusal Güvenlik Yasası gibi kapsamlı yasal düzenlemeler, Türkiye'ye de casuslukla mücadelede örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Çin'in ekonomik ilişkiler ve diplomatik temsilcilik aracılığıyla yürüttüğü bilgi toplama faaliyetleri, Türkiye'nin de dikkat etmesi gereken bir konu.