İngiltere hükümeti, 20. yüzyılın büyük bölümünde uygulanan ve binlerce bebeğin ailelerinden zorla alınarak evlatlık verilmesine yol açan tarihi uygulama için devlet adına resmî bir özür yayımlayacak. Eğitim Bakanı Bridget Phillipson, bu hafta yaptığı açıklamada, mağdurlar adına bir özür metni hazırlandığını ve önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. 'Zorla evlatlık verme' olarak bilinen bu uygulama, özellikle 1940'lardan 1970'lere kadar İngiltere'deki evlilik dışı doğumlarda yaygındı. Bekâr anneler, genellikle sosyal baskı ve devlet kurumlarının yönlendirmesiyle bebeklerini doğumdan hemen sonra vermeye zorlanıyor, çocuklar ise çoğu zaman hiçbir yasal süreç işletilmeden evlatlık veriliyordu.
Zorla evlatlık verme: yıllar süren sessizlik ve acı
İngiltere'de zorla evlatlık verme uygulaması, 20. yüzyılın ortalarında özellikle kilise ve devlet kurumlarının iş birliğiyle yürütüldü. Bekâr anneler, ahlaki gerekçelerle damgalanıyor ve çocuklarını doğurduktan sonra bebeklerini hemen evlatlık vermeye zorlanıyordu. Çoğu durumda annelere, çocuklarının kendileri için daha iyi bir hayata sahip olacağı söyleniyor ve imzalamaları için belgeler sunuluyordu. Ancak bu belgelerin çoğu, annelerin rızasının alınmadığı veya yeterince bilgilendirilmediği gerekçesiyle yıllar sonra hukuki tartışmalara konu oldu. Bebekler ise genellikle evlat edinen ailelere verilirken, biyolojik annelerin çocuklarıyla ilgili herhangi bir bilgiye ulaşması engelleniyordu. Uygulama, 1970'lerde toplumsal değişim ve yasal reformlarla birlikte sona erdi, ancak mağdurlar üzerindeki etkileri nesiller boyu sürdü.
Phillipson, yaptığı açıklamada, 'Devlet adına bu acı dolu geçmiş için özür diliyoruz. Bu uygulama yüzünden hayatları altüst olan binlerce kadın ve çocuk var. Onların acılarını hafifletmek için elimizden geleni yapacağız' ifadelerini kullandı. Özür metninde ayrıca, mağdurların tazminat taleplerinin değerlendirileceği ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için yasal düzenlemelerin güçlendirileceği belirtiliyor. İngiltere'de zorla evlatlık verme mağdurları, yıllardır kamuoyunda seslerini duyurmaya çalışıyordu. 2018'de yayımlanan bir bağımsız rapor, uygulamanın İskoçya'da da benzer şekilde yürütüldüğünü ortaya koymuş, ancak İngiltere hükümeti o dönemde özür dilemeyi reddetmişti. Şimdi ise hem İngiltere hem de İskoçya hükümetleri, mağdurlarla uzlaşma süreci başlattı.
Uluslararası boyut: tarihsel adalet arayışı
Zorla evlatlık verme uygulaması yalnızca İngiltere'ye özgü değil. Avustralya, Kanada, İrlanda ve İsveç gibi ülkelerde de benzer vakalar yaşandı. Avustralya'da 2013 yılında dönemin Başbakanı Julia Gillard, 'Çalınan Nesiller' olarak bilinen uygulama için resmen özür dilemişti. İrlanda'da ise 2020'de yayımlanan bir rapor, Katolik kilisesine bağlı kurumlarda binlerce bebeğin zorla evlatlık verildiğini ortaya koydu. Küresel çapta bu tür uygulamalar, genellikle devletlerin ve dini kurumların bekar anneleri damgalaması ve toplumsal normları dayatmasıyla mümkün oldu. Bugün ise mağdurlar, hem biyolojik ailelerine kavuşma hem de devletten tazminat talep etme mücadelesi veriyor. İngiltere'nin özür kararı, uluslararası alanda benzer mağduriyet yaşayan diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir. Özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler bünyesinde, tarihsel insan hakları ihlallerinin tanınması ve mağdurların onarım hakkı giderek daha fazla gündeme geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki zorla evlatlık verme skandalı, Türkiye'de geçmişte yaşanan benzer uygulamaları hatırlatıyor. Türkiye'de de özellikle 1980'li yıllara kadar bekâr annelerin çocukları, sosyal baskı ve devlet kurumlarının yönlendirmesiyle zorla evlatlık verilebiliyordu. Bu konuda henüz resmî bir özür veya tazminat süreci başlatılmadı. İngiltere'nin adımı, Türkiye'de de mağdurların sesini yükseltmesine ve hükümetin benzer bir uzlaşma süreci başlatmasına zemin hazırlayabilir. Ayrıca, küresel anlamda tarihsel adalet arayışının bir parçası olarak Türkiye'nin de insan hakları ihlallerini tanıma ve mağdurları onarma konusundaki uluslararası baskılara daha duyarlı hale gelmesi beklenebilir.