İngiltere ve Avrupa Birliği, Brexit sonrası ilişkilerde yeni bir sayfa açmak amacıyla 20 Kasım'da bir 'sıfırlama' zirvesi düzenleme konusunda anlaştı. Zirvede taraflar, tarım-gıda ticareti, emisyon ticareti ve gençlik hareketliliği konularında yeni anlaşmalar imzalamayı hedefliyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in katılması beklenen zirve, Brexit sonrası dönemde ilişkilerin yeniden canlandırılması açısından kritik bir adım olarak görülüyor.
Zirvenin Arka Planı
İngiltere'nin 2020'de AB'den ayrılmasının ardından iki taraf arasındaki ilişkiler, özellikle ticaret ve düzenleyici uyum konularında inişli çıkışlı bir seyir izledi. Boris Johnson döneminde varılan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması (TCA), mal ticaretinde gümrük tarifelerini sıfırlasa da, tarım-gıda ürünlerinde ciddi bürokratik engeller ve karşılıklı tanınma eksikliği nedeniyle iş dünyası sık sık şikayetçi oldu. Özellikle hayvansal ürünler, bitki sağlığı kuralları ve gıda güvenliği standartlarındaki farklılıklar, İngiliz ihracatçıların AB pazarına erişimini zorlaştırdı. Yeni anlaşma, bu engelleri azaltmayı ve veterinerlik ile bitki sağlığı alanlarında karşılıklı tanınmayı genişletmeyi amaçlıyor.
İkinci önemli başlık, emisyon ticareti. İngiltere, AB Emisyon Ticaret Sistemi'nden (ETS) ayrı olarak kendi ETS'sini kurdu. Ancak iki sistem arasındaki bağlantısızlık, karbon fiyatlarında farklılıklara ve sınırda karbon düzenleme mekanizması gibi konularda belirsizliğe yol açıyor. Zirvede, iki ETS'nin birbirine bağlanması veya en azından karşılıklı tanınması yönünde adımlar atılması bekleniyor. Bu, özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için maliyetleri düşürebilir ve yeşil geçişi hızlandırabilir.
Gençlik hareketliliği ise gençlerin eğitim ve çalışma amacıyla karşılıklı olarak daha uzun süre kalmasına olanak tanıyan yeni bir vize programı anlamına geliyor. İngiltere'deki üniversiteler ve turizm sektörü, AB'den gelen gençlerin kalış sürelerinin kısıtlanmasından olumsuz etkilendi. Yeni düzenleme, Erasmus benzeri bir hareketlilik programının mütevazı bir versiyonu olarak görülüyor ve gençlerin değişim programlarına katılımını kolaylaştıracak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere-AB ilişkilerindeki bu yumuşama, küresel ticaret ve jeopolitik dengeler açısından da önemli. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sonrası Avrupa'da güvenlik endişeleri artarken, Batı ittifakı içinde birlik mesajı verilmesi hedefleniyor. Ayrıca, ABD'deki seçim belirsizliği ve Çin ile artan rekabet ortamında, İngiltere'nin AB ile yakınlaşması, Batı'nın ekonomik ve siyasi dayanışmasını güçlendirebilir. Uzmanlar, anlaşmanın kapsamlı bir yeniden katılım olmadığını, ancak pragmatik bir işbirliği zemini oluşturduğunu vurguluyor. Zirve, Brexit'in yarattığı kutuplaşmayı azaltma ve iş dünyasına öngörülebilirlik sağlama açısından da kritik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere ile AB arasındaki bu yakınlaşma, Türkiye'nin dış ticareti ve gümrük birliği ilişkileri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'ne sahip; ancak İngiltere ile ayrı bir serbest ticaret anlaşması yürürlükte. İngiltere-AB arasındaki tarım-gıda ve emisyon ticareti anlaşmaları, Türk ihracatçılarının AB pazarına erişiminde yeni standartlar veya rekabet baskısı yaratabilir. Ayrıca, gençlik hareketliliği programı, Türk gençleri için doğrudan bir fırsat sunmasa da, AB'nin dış göç politikalarını etkileyebilir. Türkiye, bu süreci yakından izleyerek kendi ticari ve vize politikalarını uyumlu hale getirmeli.