Brezilya'nın öncülüğünde kurulan ve tropikal ormanların korunması için yenilikçi bir finansman modeli olarak COP30 zirvesinde tanıtılan Tropikal Ormanları Koruma Fonu (TFFF), İngiltere'nin taahhüt ettiği katkıyı ertelemesiyle birlikte maddi sıkıntıya düştü. Fonun hedefi, gelişmekte olan ülkelerdeki yağmur ormanlarının korunmasını ödüllendirerek karbon emisyonlarını azaltmak ve biyolojik çeşitliliği korumak. Ancak beklenen bağışların gelmemesi, projenin sürdürülebilirliğini riske atıyor.
Fonun arka planı ve mevcut durum
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın iklim gündeminin merkezinde yer alan TFFF, ormanları koruyan ülkelere doğrudan nakit ödemeler yapmayı amaçlıyor. Fon, kamu ve özel sektör kaynaklarını bir araya getirerek, ormanların yok edilmesini önleyen ülkelere maddi teşvik sağlıyor. COP30'da büyük umutlarla duyurulan fonun başlangıçta 10 milyar dolar toplaması hedefleniyordu. Ancak şu ana kadar yalnızca birkaç ülke somut katkıda bulundu. Bunlar arasında Norveç, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri bulunuyor. İngiltere, başlangıçta 1 milyar sterlinlik bir taahhütte bulunacağını açıklamıştı, ancak hükümet bütçe kısıtlamalarını gerekçe göstererek bu taahhüdü askıya aldı.
Uzmanlar, İngiltere'nin kararının fonun güvenilirliğine ciddi bir darbe vurduğunu belirtiyor. Zira fon, gelişmiş ülkelerin iklim taahhütlerini yerine getirme konusunda samimiyetini test eden bir gösterge olarak görülüyordu. Brezilya Çevre Bakanı Marina Silva, İngiltere'nin kararını 'hayal kırıklığı' olarak nitelendirirken, diğer ülkelerin de benzer gerekçelerle katkılarını erteleyebileceğinden endişe ediliyor.
Küresel boyut ve etkileri
TFFF'nin başarısızlığı, sadece bir finansman sorunu değil, aynı zamanda küresel iklim işbirliğinin geleceği açısından da kritik öneme sahip. Tropikal ormanlar, dünyadaki karbon yutaklarının büyük kısmını oluşturuyor ve iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir rol oynuyor. Ormansızlaşma oranlarının artması, küresel karbon emisyonlarını yükseltirken, biyolojik çeşitlilik kaybını da hızlandırıyor. Fonun amacı, ormanları koruyan ülkelere ekonomik alternatifler sunarak, kaçak ağaç kesimi ve tarım alanı açma gibi faaliyetleri azaltmak.
İngiltere'nin taahhüdünü ertelemesi, diğer zengin ülkelerin de benzer tutum sergilemesine yol açabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimini daha da zorlaştıracak. Ayrıca, COP30'un en önemli çıktılarından biri olan TFFF'nin zayıflaması, gelecekteki iklim diplomasisi müzakerelerini de olumsuz etkileyebilir. Özellikle 2025'te yapılması planlanan COP31 öncesinde, ülkelerin taahhütlerini sorgulamasına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, orman varlığı açısından zengin bir ülke olmasa da, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında ormanların korunmasına yönelik uluslararası fonların başarısı yakından takip ediyor. Türkiye'nin, Orta Doğu ve Afrika'da artan enerji ve gıda talebi bağlamında, sürdürülebilir kalkınma projelerinde bu tür fonlardan yararlanma potansiyeli bulunuyor. Ayrıca, Türkiye'nin iklim taahhütleri ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda, TFFF benzeri modellerin başarısız olması, uluslararası işbirliklerine olan güveni azaltabilir. Küresel iklim finansmanındaki daralma, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine yönelik dış kaynak bulmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle, fonun geleceği sadece tropikal ülkeler için değil, aynı zamanda Türkiye gibi orta gelirli ülkeler için de önem taşıyor.