İngiltere siyaseti, Başbakan Keir Starmer'ın beklenmedik istifasıyla sarsıldı. Londra sokaklarında vatandaşların tepkileri karışık: ‘Yine mi?’ diyenler olduğu kadar ‘Artık zamanı gelmişti’ diyenler de var. Starmer, partisi içindeki artan muhalefet ve kamuoyu desteğinin düşmesiyle karşı karşıyaydı. 2024 genel seçimlerinden zaferle çıkan İşçi Partisi lideri, göreve geldiğinden bu yana ekonomik durgunluk, sağlık sistemi krizi ve Brexit sonrası belirsizliklerle mücadele ediyordu. Son aylarda özellikle göç politikası ve kamu harcamalarındaki kesintiler, partinin tabanında büyük rahatsızlık yaratmıştı.
Gelişmenin arka planı: Starmer’ın zorlu yolculuğu
Keir Starmer, 2020 yılında İşçi Partisi lideri olduğunda, ülkeyi sarsan Boris Johnson skandallarının ardından bir güven oylaması dalgası yaşanıyordu. Jeremy Corbyn’in gölgesinden kurtulmaya çalışan Starmer, partiyi merkeze çekerek seçim kazanmayı başardı. Ancak başbakanlık koltuğuna oturmasının üzerinden iki yıl geçmeden, ekonomik göstergeler kötüleşti. Enflasyon oranı yıllık %8’in üzerinde seyrederken, kamu borcu GSYH’nin %98’ine ulaştı. NHS’nin (Ulusal Sağlık Hizmeti) bekleme listeleri rekor seviyelere çıktı; yaklaşık 7.5 milyon kişi tedavi sırasını bekliyor. Bu durum, Starmer’ın seçim vaatlerini yerine getiremediği eleştirilerine yol açtı.
Parti içi muhalefet de giderek sesini yükseltti. Geçtiğimiz hafta, 45 milletvekili tarafından imzalanan bir mektup, liderin politikalarının gözden geçirilmesi çağrısı yaptı. Özellikle, Kuzey İrlanda Protokolü’nün yeniden müzakere edilmesi ve sosyal yardım kesintileri, partinin sol kanadını kızdırdı. Starmer’ın son hamlesi, kabinesinde yaptığı değişiklikler oldu; ancak bu da yeterli olmadı. Resmi istifa açıklamasında, “Partime ve ülkeye en iyi şekilde hizmet edebilmek için bu kararı aldım” ifadelerini kullandı.
Bölgesel veya küresel boyut: İngiltere’de siyasi istikrarsızlık ve Avrupa
Starmer’ın ayrılışı, İngiltere’de son yedi yılda beşinci başbakanın değişmesi anlamına geliyor. Bu durum, ülkenin siyasi istikrarına ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Brexit sonrası AB ile ilişkileri yeniden yapılandırma sürecinde, İngiltere’nin bir yandan da iç siyasi krizlerle boğuşması, uluslararası itibarını zedeliyor. Avrupa Birliği yetkilileri, yeni bir liderle istikrarın sağlanmasını umut ederken, İngiltere’nin ticaret anlaşmalarındaki belirsizlik devam ediyor. ABD Başkanı Joe Biden, Starmer’ın istifasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “İngiltere’nin demokratik kurumlarının gücüne inanıyorum” diyerek sürece saygı duyduğunu belirtti.
Küresel ölçekte ise, İngiltere’nin siyasi türbülansı, Ukrayna’ya askeri desteğin sürmesi gibi kritik konularda karar alma mekanizmalarını yavaşlatabilir. Savunma alanında yapılan harcamalar, GSYH’nin %2’sinde kalmaya devam ederken, yeni liderin NATO ile ilişkilerde nasıl bir yol izleyeceği merak konusu. Starmer’ın istifası, İngiltere’nin dış politikasında bir kırılma yaratmasa da, iç siyasetteki belirsizlik ülkenin uluslararası pozisyonunu geçici olarak zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye’nin ticari ve diplomatik ilişkilerinde kısa vadede kayda değer bir değişiklik yaratmayabilir. Ancak Brexit sonrası imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) uygulanmasında, yeni İngiliz hükümetinin tutumu belirleyici olabilir. Türkiye, İngiltere ile ticaret hacmini artırmayı hedefliyor; 2023 verilerine göre 19 milyar dolar seviyesindeki ticaret hacminin 25 milyar dolara çıkarılması planlanıyor. Starmer’ın istifası, bu hedefi doğrudan etkilemese de, müzakerelerin yeni kabineyle yeniden başlaması gerekebilir. Ayrıca, İngiltere’nin savunma sanayiinde Türkiye ile iş birliği, özellikle ASELSAN ve BAE Systems gibi şirketlerin ortak projeleri, siyasi belirsizlikten etkilenebilecek alanlar arasında.