İngiltere'de medya ve iletişim düzenleyici kurumu Ofcom, sosyal medya şirketlerine yasa dışı içeriklerin platformlarında viral hale gelmesini önlemek için acil durum önlemleri devreye sokma emri verdi. Karar, özellikle Henry Nowak cinayeti sonrası polis müdahalesine ilişkin çevrimiçi ortamda yayılan yanlış bilgiler ve manipülatif iddiaların yol açtığı toplumsal endişelerin ardından alındı. Ofcom, şirketlerin mevcut içerik denetleme mekanizmalarını güçlendirmesi ve zararlı içeriğin yayılmasını durduracak hızlı müdahale protokolleri geliştirmesi gerektiğini belirtti. Bu adım, Birleşik Krallık'ta yürürlüğe giren Çevrimiçi Güvenlik Yasası'nın (Online Safety Act) uygulanması kapsamında atılan en somut düzenleyici hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Düzenlemenin arka planı: Nowak cinayeti ve dezenformasyon krizi
Henry Nowak'ın öldürülmesi, İngiltere'de sosyal medya platformlarının kriz anlarında nasıl bir dezenformasyon kaynağına dönüştüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Olayın ardından polisin müdahalesine ilişkin asılsız iddialar, özellikle X (eski Twitter) ve TikTok gibi platformlarda hızla yayıldı. Nowak cinayeti, göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemlerin fitilini ateşlerken, sosyal medyada yayılan yalan haberler toplumsal gerilimi daha da tırmandırdı. Ofcom, bu tür içeriklerin platformlarda denetlenmeden saatlerce kalmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yeni düzenleme, sosyal medya şirketlerine yasa dışı nefret söylemi, terör propagandası ve çocuk istismarı gibi içerikleri tespit etmek için otomatik tarama sistemleri kurma zorunluluğu getiriyor. Ayrıca, kullanıcıların şikayetlerine yanıt verme süresi 24 saatle sınırlandırılıyor ve ihlal durumunda şirketlere küresel cirolarının yüzde 10'una varan para cezaları öngörülüyor.
Küresel boyut: Düzenleme dalgası Avrupa'ya yayılıyor
İngiltere'nin bu hamlesi, Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile başlattığı düzenleme sürecinin bir uzantısı olarak görülüyor. AB, büyük platformları yasa dışı içerikle mücadele konusunda daha sıkı kurallara tabi tutarken, İngiltere de Brexit sonrası kendi dijital düzenleme çerçevesini oluşturmaya çalışıyor. Ofcom'un kararı, Meta, Google ve X gibi şirketlerin içerik denetleme politikalarını yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Ancak eleştirmenler, bu tür acil durum önlemlerinin ifade özgürlüğünü kısıtlama riski taşıdığına dikkat çekiyor. Öte yandan, Kanada ve Avustralya gibi ülkeler de benzer yasalar üzerinde çalışırken, sosyal medya devleri küresel çapta artan düzenleme baskısıyla karşı karşıya.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki bu düzenleme, Türkiye'nin sosyal medya yasaları açısından da önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye, 2020'de yürürlüğe giren sosyal medya yasasıyla platformlara Türkiye'de temsilci bulundurma ve içerik kaldırma zorunluluğu getirmişti. Ancak uygulamada yaşanan aksaklıklar ve ifade özgürlüğü endişeleri devam ediyor. Ofcom'un getirdiği acil önlem mekanizması, özellikle terör propagandası ve dezenformasyonla mücadelede Türkiye'nin de benzer adımlar atması için bir model teşkil edebilir. Öte yandan, Türkiye'nin bu tür düzenlemeleri uluslararası standartlarla uyumlu hale getirmesi, hem AB ile ilişkilerinde hem de dijital ekonomi alanında rekabet gücünü artırabilir.