İngiltere'nin yeni Savunma Bakanı Wes Streeting, Pazar günü yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'daki müttefikleri rehavetten uyandırdığını belirterek, Trump yönetimiyle ortak çıkarlar konusunda işbirliği yapmaya hazır olduğunu ifade etti. Streeting, kabine görevine yeni atanmasının ardından verdiği ilk röportajlardan birinde, İngiltere ile ABD arasındaki özel ilişkinin önemine vurgu yaparken, iki ülkenin karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki sürdürmesi gerektiğini söyledi.
Gelişmenin arka planı
Wes Streeting, geçtiğimiz hafta başbakan Keir Starmer tarafından Savunma Bakanlığı görevine getirilmişti. Bu atama, İngiltere'nin savunma politikasında önemli bir değişimin işareti olarak yorumlanıyor. Streeting, daha önce Sağlık Bakanı olarak görev yapmış, savunma alanında doğrudan bir deneyimi bulunmuyor. Ancak, yeni görevinde uluslararası güvenlik meselelerinin yanı sıra savunma bütçesindeki artışları yönetmesi bekleniyor.
Streeting, Pazar günü BBC'ye verdiği demeçte, Trump yönetimiyle çalışmak için sabırsızlandığını ve iki ülke arasındaki ilişkinin geleneksel olarak güçlü olduğunu söyledi. Ancak, "Yapılacak ilk şey, yalakalık yapmak değil. ... Benim izlenimim, Başkan Trump ve yönetiminin aradığı şey bu değil. Onlar, kendi çıkarlarını savunan ama aynı zamanda ortak değerler üzerinden işbirliği yapabilen müttefikler arıyor" ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, Avrupa'daki birçok liderin Trump yönetimiyle ilişkiler konusunda temkinli olduğu bir dönemde geldi. Özellikle NATO'nun geleceği, Ukrayna'ya askeri destek ve ticaret politikaları gibi konularda Washington ile Avrupa arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor. Streeting, İngiltere'nin Trump yönetimiyle yapıcı bir diyalog kurması gerektiğini, ancak bunun ülkenin çıkarlarını savunmaktan vazgeçmek anlamına gelmediğini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Streeting'in sözleri, Avrupa'nın güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde dile getirildi. Trump'ın ilk döneminde NATO'ya yönelik eleştirileri ve Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması yönündeki baskıları, Avrupa ülkelerinde yeni bir savunma anlayışını tetiklemişti. Bu kez, Trump'ın ikinci kez göreve gelmesiyle birlikte Avrupa'nın kendi savunmasına daha fazla yatırım yapması gerektiği konusunda görüşler güçleniyor.
Uzmanlar, Streeting'in açıklamalarının Avrupa'daki mevcut havayı yansıttığını düşünüyor. Artık birçok Avrupa ülkesi, ABD'nin güvenlik şemsiyesine koşulsuz güvenemeyeceğini kabullenmeye başladı. Özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı ve İsrail'in Gazze'deki operasyonları, Avrupa'nın güvenlik endişelerini artırmış durumda. Bu bağlamda, İngiltere'nin yeni savunma bakanının sözleri, Avrupa'nın değişen güvenlik paradigmasına işaret ediyor.
Streeting ayrıca, savunma harcamalarının artırılması gerektiğine dikkat çekerken, mevcut harcamaların gayri safi yurt içi hasılaya oranının yüzde 2,5 seviyesine çıkarılması hedefini desteklediğini belirtti. İngiltere hükümeti, bu oranı 2027'ye kadar yüzde 2,5'e, 2030'a kadar da yüzde 3'e çıkarmayı planlıyor. Ancak bazı muhalefet partileri, bu hedefin yeterli olmadığını, savunma bütçesinin daha da artırılması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin savunma politikası açısından dolaylı bir önem taşıyor. Avrupa'nın savunma harcamalarını artırması ve daha bağımsız bir savunma kapasitesi geliştirmesi, NATO içindeki dengeleri etkileyebilir. Türkiye, NATO'nun önemli bir müttefiki olarak, Avrupa'nın savunma yapılanmasındaki değişimleri yakından izliyor. Özellikle İngiltere'nin Türkiye ile savunma sanayiinde işbirliği potansiyeli bulunuyor; iki ülke arasında F-35 programı gibi ortak projeler mevcut. Streeting'in açıklamaları, Batı ittifakında dayanışmanın önemini vurgularken, Türkiye'nin de bu süreçte aktif bir rol oynayabileceği mesajını veriyor.