İngiltere Savunma Bakanı John Healey, hükümetin orduya yeterli mali kaynak ayırmadığı gerekçesiyle istifa ettiğini açıkladı. Healey'in istifası, savunma yatırım planının yayımlanmasının ertelenmesi ve Savunma Bakanlığı ile Hazine arasında bütçe konusunda yaşanan anlaşmazlıkların ardından geldi. Ülkenin savunma harcamalarının GSYH'nin yüzde 2'sinin altında kalması ve ordunun modernizasyon ihtiyaçlarının karşılanamaması, istifanın temel nedenleri olarak gösteriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
John Healey, yayımladığı istifa mektubunda, “Hükümetin savunmaya ayırdığı kaynaklar, ülkemizin karşı karşıya olduğu tehditlerle orantılı değil. Ordumuzun modernizasyonu ve caydırıcılık kapasitesinin korunması için daha fazla yatırım yapılması gerekiyor” ifadelerine yer verdi. Healey, özellikle donanma ve hava kuvvetlerinin envanterindeki yaşlanan ekipmanların yenilenmesi gerektiğini vurguladı.
Savunma Bakanlığı, yıl başında açıklanması planlanan yeni savunma yatırım planını, Hazine ile yaşanan bütçe görüşmelerindeki tıkanıklık nedeniyle erteledi. Maliye Bakanı Rachel Reeves, kamu maliyesindeki sıkıntıları gerekçe göstererek savunma harcamalarında önemli bir artışa sıcak bakmadığını sinyallemişti. İngiltere'nin savunma bütçesi şu anda GSYH'nin yaklaşık yüzde 2,1'ine denk geliyor, ancak Healey bu oranın yüzde 2,5'e çıkarılması gerektiğini savunuyordu.
Muhalefet partileri, istifayı hükümetin ulusal güvenlik konusundaki “duyarsızlığının” bir göstergesi olarak nitelendirdi. Muhafazakar Parti sözcüsü, “Savunma Bakanı'nın istifası, bu hükümetin ordumuzu ihmal ettiğinin bir itirafıdır” dedi. İşçi Partisi içinde de hükümetin savunma politikalarına yönelik rahatsızlık olduğu biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin savunma harcamalarındaki bu tartışma, NATO müttefikleri arasında da dikkatle izleniyor. NATO, üye ülkelerin GSYH'lerinin en az yüzde 2'sini savunmaya ayırmasını hedefliyor. İngiltere şu anda bu hedefi karşılasa da, Healey'in istifası, bu oranın yetersiz olduğu yönündeki eleştirileri artırdı. Özellikle Rusya'nın Ukrayna savaşı ve Çin'in artan askeri faaliyetleri, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırması gerektiğini ortaya koyuyor.
Analistler, İngiltere'nin savunma bütçesindeki bu belirsizliğin, ülkenin küresel askeri gücü ve NATO içindeki liderlik rolü üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Birleşik Krallık'ın nükleer caydırıcılık programı Trident'in modernizasyonu da yüksek maliyetler gerektiriyor. Hükümetin bu alandaki kararlılığı test ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin savunma harcamalarındaki bu belirsizlik, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, NATO içindeki caydırıcılık kapasitesi açısından önem taşıyor. Türkiye, savunma harcamalarını artıran ve kendi savunma sanayiini geliştiren bir ülke olarak, müttefiklerinin de aynı kararlılığı göstermesini bekliyor. İngiltere'nin askeri bütçesindeki sıkıntılar, NATO'nun güneydoğu kanadındaki savunma planlamalarını ve ortak tatbikatları etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin S400 ve F-35 gibi konularda yaşadığı sıkıntılar, müttefiklerin taahhütlerini sorgulamasına neden olan bir ortamda gerçekleşiyor. Bu gelişme, Türk savunma yetkililerinin NATO içindeki taahhütleri yeniden değerlendirmesine yol açabilir.