İngiltere'de vergi avantajlarından yararlanan 'non-dom' (yerleşik olmayan) statüsündeki zenginlerin, hükümetin bu avantajları kaldırma planları nedeniyle ülkeyi toplu olarak terk edeceği yönündeki endişelerin abartılı olduğu ortaya çıktı. 2024-25 mali yılında bu statüdeki kişi sayısı yalnızca %0,5 oranında azaldı. Bu veri, daha sıkı vergi kurallarının zenginlerin İngiltere'den kaçmasına yol açacağı yönündeki iddiaları çürütüyor. Maliye Bakanlığı'nın yayımladığı verilere göre, Mart 2024'te 74 binden fazla olan 'non-dom' sayısı, Mart 2025'te yaklaşık 73 bin 700'e geriledi. Bu düşüş, beklenenin çok altında kaldı.
Vergi reformunun etkisi sınırlı kaldı
İngiltere hükümeti, 2025 yılından itibaren 'non-dom' statüsünü kaldırarak, bu kişilerin tüm dünya genelindeki gelirleri üzerinden vergilendirilmesini öngören bir reform yürürlüğe koydu. Reform öncesinde, İngiltere'de yaşayan ancak kökeni yurtdışında olan zenginler, yalnızca İngiltere'de elde ettikleri gelirler üzerinden vergi ödüyordu. Bu durum, ülkeye yerleşen ancak vergi avantajlarından yararlanmak isteyen yüksek net değerli bireyler için cazip bir ortam yaratıyordu. Ancak hükümet, kamu maliyesine olan yükü azaltmak ve vergi adaletini sağlamak amacıyla bu uygulamayı sonlandırma kararı aldı.
Reformun açıklanmasının ardından bazı ekonomistler ve mali danışmanlar, 'non-dom' statüsündeki kişilerin önemli bir kısmının İsviçre, Monako veya Dubai gibi düşük vergi uygulayan ülkelere taşınacağı uyarısında bulunmuştu. Hatta bazı tahminler, bu kişilerin dörtte birinin ülkeyi terk edeceğini öne sürüyordu. Ancak gerçekleşen göç oranı, bu endişelerin ne kadar yersiz olduğunu gösterdi.
Küresel eğilimle karşılaştırma
Bu gelişme, diğer ülkelerdeki benzer vergi düzenlemeleriyle de karşılaştırıldığında dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Örneğin, Norveç 2022'de zenginler için benzer bir vergi düzenlemesine gittiğinde, ülkeden ayrılan milyoner sayısında ciddi bir artış yaşanmıştı. Norveç'te 2022 yılında yaklaşık 100 milyoner ülkeyi terk ederken, bu sayı 2023'te 300'e yükselmişti. İngiltere'de ise göç oranındaki durağanlık, ekonomik belirsizliklerin ve Brexit sonrası yaşam maliyetlerinin artmasına rağmen, zenginlerin ‘göç etme' kararında tek etkenin vergi olmadığını gösteriyor. İş imkanları, eğitim sistemi, sağlık hizmetleri ve kültürel bağlar gibi faktörler de bu tür kararlarda belirleyici rol oynuyor.
Dünya genelinde zengin bireylerin vergi oranlarına tepki olarak ülke değiştirdiği bilinen bir olgu olsa da, İngiltere örneği, köklü sosyal ve ekonomik yapının bu tür eğilimleri dengeleyebildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, İngiltere'nin finans merkezi olma özelliğini koruması ve küresel çapta önemli bir yatırım merkezi olmasının, zenginlerin ülkede kalmasında etkili olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli ipuçları barındırıyor. Türkiye, son yıllarda vergi avantajları ve oturum izni gibi teşviklerle yüksek net değerli bireyleri ülkeye çekmeye çalışıyor. İngiltere örneği, vergisel düzenlemelerin uzun vadede etkili olabilmesi için ekonomik istikrar, hukuki güvence ve yaşam kalitesi gibi faktörlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi konum, genç nüfus ve gelişen finansal piyasalar, bu tür avantajları dengeleyebilir ancak ülkenin uluslararası yatırımcı nezdindeki itibarı ve hukuk güvenliği bu noktada kritik rol oynuyor. Öte yandan, Türkiye'nin vergi rekabeti alanında daha temkinli ve sürdürülebilir politikalar izlemesi gerektiği de bir başka ders olarak öne çıkıyor.