İngiltere Merkez Bankası (BoE), yapay zeka (YZ) şirketlerinin tahvillerini "yeni devlet tahvilleri" (gilts) olarak gören piyasa coşkusuna karşı uyarıda bulundu. Banka, bu varlıkların güvenli liman olarak algılanmasının yanıltıcı olduğunu ve finansal istikrarı tehdit edebileceğini belirtiyor. YZ sektöründeki hızlı değer artışı, tahvil piyasalarında risk algısını dönüştürürken, düzenleyiciler bu balonun kontrolden çıkmasından endişe ediyor.
Yapay Zeka Tahvillerinin Yükselişi ve Riskler
YZ şirketleri, son iki yılda artan yatırımcı ilgisi sayesinde tahvil ihracında rekor kırdı. Özellikle ABD ve Avrupa'da faaliyet gösteren büyük teknoloji firmaları, düşük faiz ortamında borçlanarak yatırımlarını finanse etti. Ancak BoE, bu tahvillerin likidite ve kredi riski taşıdığını, devlet tahvilleriyle aynı güvencede olmadığını vurguluyor. Bankanın Finansal Politika Komitesi (FPC) tarafından hazırlanan raporda, "YZ tahvilleri, teknolojiye özgü volatilite gösterir ve piyasa koşulları kötüleştiğinde hızla değer kaybedebilir" ifadeleri yer aldı.
BoE Başkanı Andrew Bailey, geçtiğimiz hafta yaptığı konuşmada, yatırımcıların "her yeni teknolojide olduğu gibi" aşırı iyimserliğe kapıldığını söyledi. Bailey, “Yapay zeka gerçek bir verimlilik artışı sağlayabilir, ancak bu, piyasa değerlemelerinin sürdürülebilir olduğu anlamına gelmez” dedi. Banka, özellikle varlık yöneticilerinin portföylerinde devlet tahvilleri yerine YZ tahvillerine yönelmesinin, finansal sistemde kırılganlık yarattığını belirtiyor.
Küresel Yansımalar ve Düzenleyici Tepkiler
BoE'nin uyarısı, küresel çapta YZ hisselerinde yaşanan sert dalgalanmaların ardından geldi. Nasdaq Borsası'nda işlem gören yapay zeka şirketlerinin ortalama fiyat/kazanç oranı 2024 başında 40'ın üzerine çıkarak tarihi zirvelere ulaştı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed) de benzer endişeleri dile getirse de, henüz somut bir düzenleme adımı atılmadı. Uluslararası Para Fonu (IMF) ise, YZ destekli finansal ürünlerin denetiminin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Raporda, yapay zekanın finansal piyasalarda yarattığı “yeni tür riskler”e dikkat çekilerek, küresel iş birliğinin artırılması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gelişmekte olan piyasalardan biri olarak, küresel sermaye akışlarındaki bu tür dalgalanmalara karşı hassastır. YZ tahvillerine olan aşırı talep, gelişmiş ülke tahvillerine olan ilgiyi azaltabilir ve Türk varlıklarına yönelik risk iştahını etkileyebilir. Ayrıca, Türk bankalarının ve yatırım fonlarının portföylerinde bu tür varlıklara maruz kalması durumunda, olası bir balon patlaması finansal istikrarı tehdit edebilir. BoE'nin uyarısı, Türkiye'nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler için, yabancı yatırımcı güvenini korumak adına ihtiyatlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Sermaye kontrolleri ve döviz rezerv yönetimi gibi araçlarla, olası şoklara karşı önlem alınması yerinde olacaktır.