İngiltere Merkez Bankası (BOE), politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde sabit tutma kararı alırken, son dönemde petrol fiyatlarında görülen düşüşü 'cesaret verici' olarak nitelendirdi. Dokuz üyeli Para Politikası Kurulu'nda iki üye, enflasyonun kalıcı olabileceği endişesiyle faizlerin hemen 25 baz puan artırılması yönünde oy kullandı. Bloomberg muhabiri Lizzy Burden'in aktardığına göre, BOE kararı ekonomistlerin beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Karar metninde, 'Son aylarda petrol fiyatlarındaki düşüş cesaret verici olsa da, enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü riskler devam etmektedir' ifadesine yer verildi.
Gelişmenin Arka Planı
İngiltere ekonomisi, yüksek enflasyon ve zayıf büyüme arasında sıkışmış durumda. BOE, geçen yıl başlattığı faiz artırım döngüsünde 10 kez faiz yükselterek enflasyonu kontrol altına almaya çalıştı. Ancak son iki toplantıda faizi sabit tutarak temkinli bir duruş sergiliyor. Karar, Kasım ayı enflasyon verisinin yüzde 10,7 ile beklentilerin üzerinde gelmesinin ardından alındı. Petrol fiyatları, küresel talep endişeleri ve arz fazlası nedeniyle Brent tipi ham petrolde varil başına 80 doların altına geriledi. BOE, enerji maliyetlerindeki düşüşün enflasyonu aşağı çekebileceğini ancak hizmet sektörü ve ücret artışlarındaki katılığa dikkat çekiyor. Ekonomistler, BOE'nin önümüzdeki aylarda bir faiz artırımı daha yapabileceğini, ancak resesyon riskinin de masada olduğunu belirtiyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
İngiltere Merkez Bankası'nın faiz kararı, diğer büyük merkez bankalarının politikalarıyla paralellik gösteriyor. Federal Rezerv (Fed) de geçen hafta faizi sabit tutarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz artırımlarına devam ediyor. Küresel enflasyonla mücadelede merkez bankaları arasında bir ayrışma yaşanıyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, başta enerji ithalatçısı ülkeler olmak üzere küresel ekonomik görünümü iyileştiriyor. Ancak OPEC+ ülkelerinin arz kesintileri ve jeopolitik riskler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerilimler) petrol fiyatlarının yeniden yükselmesine neden olabilir. İngiltere'nin Brexit sonrası ticaret anlaşmaları da ekonomik büyümeyi etkilemeye devam ediyor. BOE'nin kararı, sterlinin dolar karşısındaki seyrini ve Londra borsasını da etkileyecek. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, faiz artırım döngüsünün sona ermesiyle sermaye akışlarının yön değiştirmesini bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BOE'nin faiz kararı ve petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye ekonomisi açısından birkaç kanaldan etkili olabilir. Petrol ithalatçısı olan Türkiye, düşen enerji fiyatlarından cari açık ve enflasyon kanalıyla olumlu etkilenebilir. Ancak küresel resesyon endişeleri, Türkiye'nin ihracat talebini olumsuz etkileyebilir. İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 20 milyar dolar seviyesinde olup, Brexit sonrası imzalanan serbest ticaret anlaşmasıyla desteklenmektedir. Sterlin/TL paritesi, Türkiye'deki ithalat ve dış borç ödemelerinde önemli rol oynamaktadır. Öte yandan, gelişmiş ülkelerde faizlerin yüksek kalması, yabancı sermaye girişini zorlaştırarak TL'yi baskılayabilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine rağmen enflasyonun yüksek seyretmesi, politika farklılıklarını derinleştirmektedir. Sonuç olarak, küresel enerji fiyatlarındaki düşüş kısa vadede olumlu olsa da, makroekonomik kırılganlıklar ve jeopolitik riskler Türkiye'nin dikkatle izlemesi gereken unsurlardır.