İngiltere Merkez Bankası (BoE), Para Politikası Kurulu (PPK) üyelerinin çoğunluğunun faiz artırımına gitmeden önce daha fazla veri beklemek istemesi nedeniyle politika faizini %4,50 seviyesinde sabit tuttu. Karar, enflasyonun hedefe yaklaşmasına rağmen ücret artışları ve hizmet fiyatlarındaki katılığın devam etmesiyle alındı. PPK üyeleri, mevcut verilerin faiz artırımına gitmek için yeterli olmadığını, ancak enflasyonun yeniden yükselmesi durumunda harekete geçmeye hazır olduklarını belirtti.
Ekonomik Görünüm ve Faiz Kararının Arkasındaki Nedenler
BoE, Şubat ayı toplantısında faiz oranını değiştirmeyerek mevcut duruşunu korudu. Karar, PPK üyelerinin 8'e 1 çoğunluğuyla alındı; yalnızca bir üye faizlerin 25 baz puan düşürülmesi yönünde oy kullandı. Banka, enflasyonun geçici olarak %2'lik hedefin üzerine çıkabileceğini öngörse de, kısa vadede daha fazla faiz indirimi için aceleci davranmayacağını sinyalini verdi. İngiltere ekonomisi, 2024 yılının son çeyreğinde %0,1'lik sınırlı bir büyüme kaydederken, enflasyon Aralık ayında %2,5'e geriledi. Ancak hizmet enflasyonu ve ücret artışlarındaki yüksek seyir, PPK'nın temkinli olmasına neden oluyor.
Banka ayrıca, küresel ticaret belirsizlikleri ve jeopolitik risklerin enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekti. Özellikle ABD'nin yeni yönetiminin ticaret politikaları ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, İngiltere'nin enflasyon görünümü için önemli risk faktörleri olarak değerlendiriliyor. BoE Başkanı Andrew Bailey, karar sonrası yaptığı açıklamada, "Enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu memnuniyetle karşılıyoruz, ancak iç enflasyonist baskılar konusunda dikkatli olmaya devam ediyoruz. Faiz oranlarını kademeli olarak düşürmeyi sürdüreceğiz, ancak bunu yaparken verilere bağlı kalacağız" dedi.
Piyasaların Tepkisi ve Geleceğe Yönelik Beklentiler
Kararın ardından sterlin, dolar karşısında hafif değer kaybederken, FTSE 100 endeksi yatay bir seyir izledi. Piyasalar, BoE'nin yılın ilk yarısında faiz indirimine gitme olasılığını fiyatlamaya devam ediyor. Finansal veri firması Refinitiv'in verilerine göre, yatırımcılar Mayıs ayında 25 baz puanlık bir indirim olasılığını %60'ın üzerinde görüyor. Ancak BoE'nin söylemi, indirimlerin aceleye getirilmemesi gerektiği yönünde. Küresel anlamda, merkez bankalarının faiz indirimi döngüsüne başlamasıyla birlikte, BoE'nin diğer büyük merkez bankalarıyla uyumlu hareket edip etmeyeceği merak konusu. ECB ve Fed'in izleyeceği yol, İngiltere'nin para politikası üzerinde dolaylı etki yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere Merkez Bankası'nın faiz kararı, gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinden Türkiye'yi dolaylı olarak etkileyebilir. BoE'nin faiz indirimlerine yönelik temkinli yaklaşımı, sterlinin dolar karşısında dengeli kalmasına ve gelişmiş ülke piyasalarında oynaklığın sınırlı olmasına katkıda bulunuyor. Bu durum, kısa vadede Türkiye gibi ülkelerin dış finansman koşullarını olumsuz etkilemese de, küresel faiz indirimlerinin gecikmesi gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını sınırlayabilir. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi göz önüne alındığında, sterlinin istikrarı ihracat gelirleri açısından olumlu. Ancak BoE'nin enflasyonla mücadelede eli sıkı tutması, küresel talebi ve dolayısıyla Türkiye'nin ihracatını etkileyebilecek bir faktör olarak izlenmeli.