İngiltere Savunma Bakanlığı, Pazar günü Manş Denizi'nde Rusya'nın sözde "gölge filosuna" ait yaptırım uygulanan bir petrol tankerinin durdurulduğunu açıkladı. Altı saat süren operasyon, Kiev yönetiminden takdir topladı. Söz konusu tanker, Rusya'nın Ukrayna savaşını finanse etmek için kullandığı ve Batı yaptırımlarından kaçmak amacıyla eski gemilerden oluşturduğu gölge filosunun bir parçası olarak tanımlanıyor.
Operasyonun ayrıntıları
İngiliz Kraliyet Donanmasına bağlı HMS Tyne devriye gemisi, tankeri Manş Denizi'nin Dover Boğazı kesiminde tespit etti. Tankerin İngiliz karasularını izinsiz geçmeye çalıştığı belirtiliyor. Operasyon sırasında gemi mürettebatıyla iletişime geçilmiş ve gemi, İngiliz makamlarınca bir limana yönlendirilmiş. Bakanlık, geminin ismini veya bağlı olduğu şirketi açıklamazken, operasyonun uluslararası hukuka uygun olduğunu vurguladı.
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İngiltere'ye teşekkür ederek, "Rus gölge filosunun durdurulması, uluslararası yaptırımların etkinliği açısından kritik önem taşıyor. Her bir gemi, Rusya'nın savaş bütçesine akan bir kaynak" ifadelerini kullandı.
İngiltere, Mart 2022'den bu yana Rusya'ya ait 1.800'den fazla gemiye yaptırım uyguladı. Ülke, gölge filoya karşı operasyonlarını sıklaştırdığını ve Manş Denizi'nde yeni bir denetim koridoru oluşturduğunu duyurdu.
Rus gölge filosu nedir?
Rusya, Ukrayna işgalinin ardından Batı'nın uyguladığı petrol fiyat tavanı ve sigorta yasaklarından kaçmak için eski, bakımsız ve çoğunlukla bilinmeyen sahiplere ait gemilerden oluşan bir filo oluşturdu. Bu gemiler, genellikle askeri veya sivil AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sinyallerini kapatarak, karanlık limanlarda yük aktararak veya yaptırım uygulanmayan üçüncü ülke bayrakları altında seyrederek çalışıyor.
Uzmanlara göre, gölge filosu 600 ila 1.000 gemi arasında değişen büyüklükte. Bu gemiler sadece yaptırımları delmekle kalmıyor, aynı zamanda deniz güvenliği açısından da ciddi risk oluşturuyor. Eski ve bakımsız oldukları için çevre felaketlerine yol açma potansiyeli yüksek. Geçen yıl Yunanistan açıklarında batan bir gölge filo gemisi, 100 bin ton petrol taşıyordu ve büyük bir sızıntı ancak şans eseri önlendi.
AB ve İngiltere, bu filoya karşı ortak operasyonlar düzenliyor. Ancak Rusya, petrol gelirlerini korumak için alternatif rotalar ve yöntemler geliştirmeye devam ediyor. Özellikle Hint Okyanusu ve Akdeniz'deki transfer noktaları, yaptırım denetimini zorlaştırıyor.
Küresel enerji dengeleri ve hukuki boyut
İngiltere'nin bu operasyonu, uluslararası hukuk açısından da önemli bir emsal teşkil ediyor. Bir ülkenin, uluslararası sularda seyreden bir gemiyi, başka bir ülkeye ait olsa bile yaptırım gerekçesiyle durdurması ve yönlendirmesi, deniz hukukunda tartışmalı bir konu. İngiltere, operasyonun Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) uygun olduğunu savunurken, Rusya bu tür müdahaleleri "korsanlık" olarak nitelendiriyor.
Enerji piyasalarında ise bu tür operasyonların, Rus petrolünün dünya pazarına akışını engelleyerek küresel fiyatları etkilemesi bekleniyor. Ancak kısa vadede etkisinin sınırlı olacağı öngörülüyor, çünkü Rusya, petrolünü Çin ve Hindistan gibi ülkelere indirimli fiyatlarla satmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereği Karadeniz'deki geçişleri denetlerken, Rus gölge filosunun Türk boğazlarından geçişi de sık sık gündeme geliyor. Ankara, savaş gemisi statüsündeki geçişleri engellese de ticari gemilerin geçişine izin vermek zorunda. Bu durum, Türkiye'yi Batı'nın yaptırım politikalarıyla Montrö yükümlülükleri arasında sıkıştırıyor. Manş Denizi'ndeki operasyon, benzer bir denetimin Türk boğazlarında uygulanmasının hukuken zor olduğunu gösteriyor. Ancak Türkiye, ulusal güvenliği tehdit eden veya çevre felaketine yol açabilecek gemilere karşı liman devleti yetkilerini kullanarak önlem alabilir. Bu olay, Türkiye'nin deniz güvenliği politikalarını gözden geçirmesi için bir fırsat sunuyor.