İngiltere'de üst üste yaşanan iki rekor sıcak yaz, binlerce evde zemin çökmesine (subsidence) yol açarak sigorta sektörüne büyük bir talep dalgası getirdi. Ev sahipleri, duvarlarında açılan ve komşu odayı görecek kadar genişleyen çatlaklardan şikâyet ediyor. Sigorta şirketleri, özellikle killi toprakların bulunduğu bölgelerde, hasar tespit ve onarım maliyetlerindeki artışla mücadele ediyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olaylarının bu tür talepleri daha da artıracağını belirtiyor.
Artan Sıcaklıklar ve Kuru Zeminler
İngiltere'de 2022 ve 2023 yaz aylarında kaydedilen rekor sıcaklıklar, toprağın normalden çok daha fazla kurumasına neden oldu. Özellikle kil içeriği yüksek zeminler, su kaybettikçe büzüşerek binaların temellerinde hareketlenmeye yol açtı. Bu durum, evlerin duvarlarında çatlaklar oluşmasına ve bazı durumlarda yapıların ciddi hasar görmesine neden oldu. İngiltere'de sigorta şirketleri, 2023 yılında zemin çökmesi kaynaklı hasar taleplerinde önemli bir artış kaydetti. Bazı bölgelerde taleplerin bir önceki yıla göre %30'dan fazla arttığı bildiriliyor. Sigorta şirketleri, bu tür hasarların onarımının genellikle binlerce sterline mal olduğunu ve sürecin aylar sürebildiğini belirtiyor.
Ev sahipleri ise yaşadıkları mağduriyeti dile getiriyor. Bir ev sahibi, "Bir duvarımızda devasa bir çapraz çatlak var, diğer odayı görebiliyoruz; parmaklarınızı içine sokabilirsiniz ve sıva parçaları dökülüyor" diyerek endişesini paylaşıyor. Sigorta şirketleri, artan talepleri karşılamak için ek uzmanlar görevlendirirken, bazı poliçelerde zemin çökmesi teminatının kapsamı ve muafiyetler konusunda tartışmalar yaşanıyor.
Sigorta Sektörü ve İklim Değişikliği Baskısı
İklim değişikliği, dünya genelinde sigorta sektörünü benzeri görülmemiş bir baskı altına alıyor. Aşırı hava olayları; seller, fırtınalar, orman yangınları ve kuraklıklar yoluyla milyarlarca dolarlık hasara yol açıyor. İngiltere'de zemin çökmesi, genellikle kuraklık sonrası yaşanan bir risk olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, iklim modellerinin önümüzdeki yıllarda daha sık ve şiddetli sıcak hava dalgaları öngördüğünü, bunun da zemin çökmesi vakalarını artıracağını vurguluyor. Sigorta şirketleri, bu riski yönetmek için primleri yükseltmek veya teminatları daraltmak zorunda kalabilir. Bu durum, özellikle düşük gelirli ev sahipleri için ciddi bir finansal yük oluşturabilir.
Hükümet ve düzenleyici kurumlar, sigorta sektörünün iklim risklerine karşı dayanıklılığını artırmak için çeşitli önlemler üzerinde çalışıyor. Ancak, artan hasar talepleri karşısında sektörün nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini koruyor. İngiltere'deki bu durum, diğer ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor; zira iklim değişikliği küresel bir olgu ve benzer sorunlar dünya genelinde yaşanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini şiddetli bir şekilde hisseden ülkeler arasında yer alıyor. Kuraklık, sel, orman yangınları gibi aşırı hava olayları son yıllarda artış gösterdi. İngiltere'deki zemin çökmesi sorunu, Türkiye'de de benzer riskleri gündeme getirebilir. Özellikle kurak yaz aylarında killi toprakların bulunduğu bölgelerde bina temellerinde hasar oluşabilir. Türk sigorta sektörü, bu tür risklere karşı poliçelerinde zemin çökmesi teminatını sunuyor olsa da, iklim değişikliğinin artan etkisiyle bu teminatın kapsamı ve maliyeti tartışma konusu olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin deprem kuşağında olması, zemin hareketlerine karşı hassasiyeti artırıyor. Yetkililerin, iklim kaynaklı zemin risklerine karşı altyapı ve sigorta sistemini güçlendirmesi gerekiyor.