İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy, İsrail'in güney Lübnan'dan derhal çekilmesi gerektiğini belirterek, uluslararası toplumun bölgede istikrarın sağlanması için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini vurguladı. Lammy, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada, İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığının 1701 sayılı BM Kararı'nı ihlal ettiğini ve bu durumun bölgedeki gerilimi artırdığını ifade etti. İngiliz bakan, aynı zamanda Hizbullah'ın da ateşkese uyması gerektiğini belirterek, tarafları itidale çağırdı.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail ile Lübnan arasındaki sınır gerginliği, 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşının ardından tırmanmıştı. İsrail ordusu, Hizbullah'ın saldırılarına karşılık olarak güney Lübnan'da kara operasyonları başlatmış, birçok köyü kontrol altına almıştı. ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda 27 Kasım 2024'te varılan ateşkes anlaşmasına rağmen, İsrail güçleri Lübnan topraklarında varlığını sürdürüyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ateşkesin ardından yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'daki varlığını devam ettireceğini ve 60 günlük geri çekilme sürecinin başarısız olması halinde daha geniş çaplı operasyonlar düzenleyeceklerini söylemişti. Bu açıklama, uluslararası toplumda endişeyle karşılandı.
İngiltere'nin bu çağrısı, bölgede artan gerilim ve ateşkes ihlalleri ışığında geldi. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) verilerine göre, ateşkesin imzalanmasından bu yana İsrail güçleri tarafından 100'den fazla ateşkes ihlali gerçekleştirildi. Bu ihlaller arasında Lübnan hava sahasına giren savaş uçakları, kara devriyeleri ve köylere yönelik topçu atışları yer alıyor. Hizbullah ise İsrail'in varlığına rağmen ateşkese bağlı kaldığını ancak meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin bu hamlesi, Lübnan'daki krize uluslararası müdahalenin boyutlarını gösteriyor. ABD ve Fransa'nın ateşkesi sağlama çabalarına rağmen, İsrail'in geri çekilmemesi bölgedeki güç dengelerini değiştiriyor. İsrail'in güney Lübnan'da kalması, Hizbullah'ı yeniden silahlanmaya itebilir ve bölgesel bir savaş riskini artırabilir. Aynı zamanda, Lübnan hükümeti üzerindeki baskıları artırarak, zaten kırılgan olan ekonomik ve siyasi yapıyı daha da istikrarsızlaştırabilir. İsrail'in bu tutumu, uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirilirken, ateşkesin başarısız olması halinde BM Güvenlik Konseyi'nde daha sert önlemlerin alınması gündeme gelebilir. Bölgede bir diğer önemli gelişme ise İran'ın rolü. İran, Hizbullah'ın en büyük destekçisi olarak, olası bir çatışmada İsrail'e karşı Lübnan'a askeri destek sağlayabileceğini sinyallerini veriyor. Bu durum, Orta Doğu'da geniş çaplı bir savaşın fitilini ateşleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ediyor. İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesi, bölgesel istikrar için kritik önemde. Türkiye, BM Kararları'nın uygulanması ve taraflar arasında diyalog çağrıları yaparak, çatışmanın yayılmasını önlemeye çalışıyor. Aynı zamanda, Lübnan ile tarihsel ve kültürel bağları bulunan Türkiye, ülkenin toprak bütünlüğünü destekliyor. İsrail'in varlığı, bölgedeki güç dengesini değiştirerek Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını etkileyebilir. Türkiye, bu nedenle ateşkesin korunması ve İsrail'in çekilmesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.