Londra, Kudüs'teki İngiliz konsolosluğunun kapatılması durumunda İsrailli diplomatları sınır dışı etme tehdidinde bulundu. İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, geçen hafta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetiyle bir uzlaşı sağlamak amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. İngiliz hükümeti, Doğu Kudüs'teki konsolosluk binasının statüsüne ilişkin İsrail'in tek taraflı adımlarını kırmızı çizgi olarak belirlemiş durumda.
Diplomatik krizin arka planı
İngiltere'nin Kudüs Başkonsolosluğu, Doğu Kudüs'te bulunuyor ve Filistin topraklarında görev yapan bir diplomatik misyon olarak kabul ediliyor. İsrail, uzun süredir bu misyonun kapatılması yönünde baskı yapıyor. İsrail hükümeti, konsolosluğun Filistinlilere hizmet vermesini ve Doğu Kudüs'ü başkent olarak tanıma sinyali vermesini kendi egemenlik iddialarına aykırı görüyor.
Jonathan Powell'ın geçen hafta Netanyahu hükümetiyle yaptığı görüşmelerde, İngiliz tarafı konsolosluğun faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini, aksi halde diplomatik misilleme yapılacağını iletti. İngiltere'nin tehdidi, sadece İsrailli diplomatların sınır dışı edilmesini değil, aynı zamanda ikili ilişkilerin askıya alınmasını da kapsıyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak üst düzey bir yetkili, "Kudüs'teki varlığımız, uluslararası hukuk ve İngiltere'nin tarihsel sorumluluklarının bir parçasıdır. Bu misyonun kapatılması, iki devletli çözüm vizyonuna darbe vuracaktır" ifadelerini kullandı.
İsrail tarafından şu ana kadar bir yanıt gelmedi. Netanyahu hükümeti, son aylarda Filistin yönetimine yönelik sert politikalar izliyor ve Doğu Kudüs'teki İngiliz misyonunu "ayrılıkçılığı teşvik eden bir yapı" olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İngiltere'nin bu hamlesi, İsrail'e yönelik uluslararası baskının arttığı bir döneme denk geliyor. Avrupa Birliği, ABD ve bazı Arap ülkeleri, İsrail'in Doğu Kudüs'teki tek taraflı adımlarını endişeyle izliyor. İngiltere'nin sert çıkışı, diğer Batılı ülkelerin de benzer adımlar atabileceği sinyalini veriyor.
Öte yandan, İsrail ile İngiltere arasındaki gerilim, NATO ve Orta Doğu dengelerini de etkileyebilir. İngiltere, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak, Filistin meselesinde geleneksel olarak dengeli bir tutum izliyordu. Ancak son yıllarda Londra, İsrail'in yerleşim faaliyetlerine yönelik eleştirilerini artırmış durumda.
Uzmanlar, İngiltere'nin tehdidinin sembolik değil, somut bir diplomatik krize dönüşebileceğini belirtiyor. İsrailli diplomatların sınır dışı edilmesi, iki ülke arasındaki istihbarat paylaşımı ve ticari ilişkileri de olumsuz etkileyebilir. İngiltere, İsrail'in en büyük üçüncü ticaret ortağı konumunda. Yıllık ticaret hacmi 5 milyar doları aşıyor.
İsrail basını, Powell'ın ziyaretini "son uyarı" olarak yorumladı. Haaretz gazetesi, İngiltere'nin konsolosluk kapatılırsa "diplomatik kırmızı çizgiyi aşmış olacağını" ve bunun "Londra'nın İsrail'e yönelik en sert adımı" olacağını yazdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin İsrail'e yönelik konsolosluk resti, Türkiye'nin Filistin politikasıyla örtüşen bir diplomatik hamle olarak öne çıkıyor. Türkiye, Doğu Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olduğunu savunuyor ve İsrail'in tek taraflı adımlarına karşı çıkıyor. İngiltere'nin sert tutumu, Ankara'nın uluslararası platformlarda yalnız olmadığını göstermesi açısından önemli. Ayrıca, İngiltere ile İsrail arasındaki gerilim, Türkiye'nin bölgesel denge politikasında yeni bir manevra alanı yaratabilir. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM nezdinde Filistin davasını desteklerken, Batılı müttefiklerle ortak zemin bulma imkânı elde edebilir. Ekonomik açıdan ise İsrail ile ticaretin aksaması, Doğu Akdeniz enerji projelerini dolaylı etkileyebilir.