İngiltere’de hükümet tarafından finanse edilen ve 10 farklı mahallede uygulanan “JobsPlus” adlı hiper-yerel istihdam destek pilotu, yapılan bağımsız bir değerlendirmede umut verici sonuçlar ortaya koydu. Program, işsizlikle mücadelede mahalle ölçeğinde yoğunlaştırılmış bir modelin ülke geneline yaygınlaştırılabileceğine işaret ediyor.
Pilot programın detayları ve ilk bulgular
JobsPlus pilotu, işsizlik oranlarının yüksek olduğu 10 dezavantajlı mahallede uygulanıyor. Program kapsamında, her mahalleye bir istihdam koordinatörü atanıyor ve bu koordinatör, bölgedeki işverenlerle doğrudan temas kurarak iş fırsatlarını belirliyor. Aynı zamanda iş arayanlara birebir danışmanlık, CV hazırlama ve mülakat teknikleri gibi destekler sağlanıyor. Pilotun en önemli özelliği, “hiper-yerel” yaklaşımı: yani politikaların ve hizmetlerin mahalle düzeyinde tasarlanması ve uygulanması. Değerlendirme raporuna göre, pilot bölgelerde işe yerleştirme oranları, benzer özellikler taşıyan kontrol bölgelerine kıyasla belirgin şekilde yüksek çıktı. Raporda ayrıca, programın katılımcıların özgüvenini ve iş bulma motivasyonunu artırdığı, işverenlerin ise yerel iş gücüne erişimini kolaylaştırdığı vurgulanıyor.
Programın maliyeti, elde edilen faydalarla karşılaştırıldığında oldukça makul görünüyor. Pilot için ayrılan bütçe, her bir işe yerleştirme başına yaklaşık 1.500 sterlin olarak hesaplanmış durumda. Bu rakam, geleneksel ulusal istihdam programlarının maliyetinin oldukça altında. Değerlendirme raporu, programın ölçeklenebilir olduğuna ve ülke genelinde binlerce mahallede uygulanabileceğine dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, hiper-yerel bir modelin başarısının büyük ölçüde yerel iş gücü piyasalarının dinamiklerine ve mahalleler arasındaki farklılıklara bağlı olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere’deki bu pilot, dünya genelinde işsizlikle mücadelede yerelleşme trendinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle COVID-19 sonrası dönemde birçok ülke, istihdam politikalarını yerel ihtiyaçlara göre uyarlamaya çalışıyor. ABD’de “yerel iş gücü gelişim kurulları” benzer bir yaklaşımı yıllardır uygularken, Almanya’da “işsizlik bölgeleri” için özel programlar yürütülüyor. Fransız hükümeti de yakın zamanda benzer bir pilotu hayata geçirmeyi planladığını duyurdu.
Küresel ölçekte ise Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), işsizlikle mücadelede yerel odaklı politikaların önemini sık sık vurguluyor. İngiltere’deki JobsPlus pilotu, bu alanda somut bir başarı örneği olarak öne çıkıyor. Eğer program ülke geneline yaygınlaştırılırsa, diğer gelişmiş ekonomiler için de bir model oluşturabilir. Ancak eleştirmenler, hiper-yerel yaklaşımın ulusal standartlardan sapmaya neden olabileceğini ve kaynakların eşit dağılımını zorlaştırabileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de işsizlik, özellikle genç nüfus arasında ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. İngiltere’deki bu pilot, Türkiye için de ilham verici olabilir. Yerel yönetimlerin ve İŞKUR’un işbirliğiyle, dezavantajlı mahallelerde benzer bir hiper-yerel istihdam modeli uygulanması, işsizlikle mücadelede etkili bir araç olabilir. Türkiye’nin büyük şehirlerindeki mahalleler arası sosyoekonomik farklılıklar düşünüldüğünde, yerel odaklı bir yaklaşımın daha hedefe yönelik sonuçlar vermesi muhtemeldir. Ayrıca bu model, Türkiye’nin kırsal kalkınma politikalarına da entegre edilebilir. Ancak Türkiye’deki kayıt dışı istihdam oranının yüksekliği, bu tür bir programın başarısını sınırlayabilir.