İngiltere Ulusal Sağlık Servisi'nin (NHS) 'hayalet hastaları' aile hekimliği listelerinden çıkarma politikası, ülkenin en yoksul bölgelerinde yaşayan binlerce kişiyi temel sağlık hizmetinden mahrum bırakıyor. Doktorlar, NHS England'ın kayıt silme süresini üç aya indirmesinin 'orantısız bir şekilde' en dezavantajlı bölgeleri etkilediğini belirtiyor. Uzmanlar, bu uygulamanın sağlık eşitsizliklerini derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.
Politikanın Arka Planı ve Uygulama Süreci
NHS England, sağlık hizmetlerinde verimliliği artırmak ve kaynak israfını önlemek amacıyla 'hayalet hasta' olarak adlandırılan, uzun süredir sağlık hizmeti almayan veya adres bilgileri güncel olmayan kişileri aile hekimliği listelerinden çıkarma kararı aldı. Daha önce 12 ay olan silme süresi, 2023 yılında üç aya düşürüldü. Bu değişiklik, özellikle yoksul mahallelerde yaşayan, evsizler, göçmenler ve düzensiz çalışanlar gibi kırılgan grupların sağlık hizmetine erişimini daha da zorlaştırdı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, politikanın hastaların güncel adres bilgilerini güncellemeleri halinde sorun yaşamayacaklarını savunuyor. Ancak sahadaki doktorlar, bu kişilerin çoğunun bilgi güncelleme süreçlerinden haberdar olmadığını veya bu süreçlere erişemediğini vurguluyor.
Yoksul Bölgelerdeki Etkiler ve Tepkiler
Kraliyet Genel Pratisyenler Koleji (RCGP) ve İngiliz Tabipler Birliği (BMA) tarafından yapılan ortak açıklamada, politikanın 'en savunmasız hastaları hedef aldığı' belirtildi. Yapılan analizler, silme oranlarının Londra'nın Doğu Yakası, Manchester ve Liverpool gibi yoksul bölgelerde ulusal ortalamanın üç katına çıktığını gösteriyor. Örneğin, Tower Hamlets ilçesinde son bir yılda 5 binden fazla kişinin aile hekimliği kaydı silindi. Bu kişilerin çoğu, kronik rahatsızlıkları olan yaşlılar, engelliler ve düşük gelirli ailelerden oluşuyor. Doktorlar, kaydı silinen hastaların acil servislere başvurmak zorunda kaldığını, bunun da hem hastalar için hem de sağlık sistemi için daha maliyetli olduğunu ifade ediyor. Ayrıca, bu durumun koruyucu sağlık hizmetlerine (aşı, tarama, kronik hastalık takibi) erişimi engelleyerek uzun vadede daha ciddi sağlık sorunlarına yol açacağı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu tartışma, gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetlerine erişimde artan eşitsizliklerin bir yansıması olarak görülüyor. COVID-19 pandemisi sonrası birçok ülke, sağlık sistemlerinde maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak için benzer dijital temizlik uygulamalarına yöneldi. Ancak bu tür politikalar, dijital uçurum, yoksulluk ve göçmenlik statüsü gibi faktörler nedeniyle en kırılgan grupları daha da mağdur edebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Avrupa Birliği, üye ülkelere sağlık hizmetlerinde evrensel erişimi koruma çağrısı yaparken, İngiltere'deki uygulama bu ilkelere aykırı düşüyor. Uluslararası kamuoyunda, NHS'in kuruluş ilkelerinden olan 'ihtiyaç duyulduğunda herkese ücretsiz sağlık' prensibinin erozyona uğradığı yönünde eleştiriler var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki 'hayalet hasta' politikası, Türkiye'nin sağlık sistemi ve sosyal politikaları açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'de son yıllarda e-Nabız ve aile hekimliği sistemi üzerinden benzer dijital takip mekanizmaları güçlendirildi. Ancak İngiltere örneği, kayıt silme süreçlerinin yoksul ve kırılgan gruplar üzerindeki olumsuz etkilerini gösteriyor. Türkiye, sağlık hizmetlerine erişimde fırsat eşitliğini korumak için adres güncelleme ve bilgilendirme süreçlerini daha kapsayıcı hale getirmeli. Ayrıca, göçmen ve geçici koruma altındaki bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminin kesintisiz sürdürülmesi, hem kamu sağlığı hem de toplumsal istikrar açısından kritik önem taşıyor.