İngiltere'de büyük tartışma yaratan bir olayda, Leicester kentinde bıçaklanarak hayatını kaybeden 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Vickrum Digwa'nın polis tarafından kelepçelenmesi kamuoyunda infiale yol açtı. Olay, 10 Eylül 2024 akşamı yerel saatle 22.00 sıralarında meydana geldi. Digwa, arkadaşlarıyla birlikte olduğu bir sokakta bıçaklı saldırıya uğradı. Polis ekipleri olay yerine geldiğinde, ağır yaralı genci kelepçeledi. Hastaneye kaldırılan Digwa, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada, katil zanlısının polise yalan beyanda bulunarak saldırıyı ırkçı bir saldırı olarak gösterdiği ortaya çıktı.
Gelişmenin Arka Planı
Leicester Polisi, olay yerinde kelepçe takılmasının standart prosedür olduğunu savunsa da, uzmanlar ve insan hakları örgütleri bu uygulamayı sert bir dille eleştirdi. Açık yara varlığında kelepçelemenin tıbbi müdahaleyi geciktirdiği ve mağdurun durumunu ağırlaştırdığı belirtiliyor. Olayın ardından Leicester Üniversitesi öğrencileri kampüste protesto gösterisi düzenledi. Vickrum Digwa'nın ailesi, “Oğlumuz zaten ölmek üzereydi, kelepçelenmesi onurunu kırdı” ifadelerini kullandı. Katil zanlısının polise verdiği yalan ifade soruşturmanın seyrini etkiledi. Polis, saldırganın kimliğini tespit etmekte zorlanırken, olayın ırkçı bir motivasyon taşıdığı yönündeki iddiaların asılsız olduğu anlaşıldı. Yerel basında çıkan haberlere göre, zanlı olaydan kısa süre sonra gözaltına alındı ve sorgulanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'de polisin kelepçe kullanımı, özellikle azınlık gruplarına yönelik orantısız güç kullanımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 2020'de George Floyd'un ölümüyle başlayan “Black Lives Matter” protestolarından bu yana, polis şiddeti ve ayrımcılık konuları Avrupa'da da sıkça gündeme geliyor. Bu olay, Birleşik Krallık'taki polis teşkilatının acil durum protokollerinin sorgulanmasına neden oldu. Olayın ardından İçişleri Bakanlığı, kelepçe uygulamasına ilişkin kılavuzu güncelleme sözü verdi. Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de konuya ilişkin açıklama yaparak, mağdurların tıbbi yardım almasının engellenmemesi gerektiğini vurguladı. Olay, sadece İngiltere'de değil, tüm Avrupa'da polis uygulamalarının insan hakları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesini gündeme taşıdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'de de zaman zaman benzer polis uygulamalarına ilişkin tartışmaları hatırlatmaktadır. Türkiye'de kelepçeli sanık ve hükümlü uygulamaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla şekillenmiştir. Bu tür uluslararası vakalar, Türk polis teşkilatının prosedürlerini gözden geçirmesi için örnek teşkil edebilir. Ayrıca, olayın Avrupa'da yarattığı tepki, Türkiye'nin de iç güvenlik politikalarında insan hakları standartlarını yükseltmesi gerektiği yönünde bir işaret olarak okunabilir. Türkiye, polis ve adalet sistemi reformları kapsamında benzer skandalların yaşanmaması için uluslararası deneyimlerden faydalanma potansiyeline sahiptir.