İngiltere'de son 18 ayda en az 28 göçmen karşıtı sokak grubu kuruldu. Yetkisiz devriyeler düzenleyen bu gruplar, kadınları ve çocukları koruduklarını iddia ederken, uzmanlar bu yapıların ırkçı şiddete zemin hazırladığı ve yeni toplumsal olaylara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. The Guardian'ın özel haberine göre, grupların çoğu "topluluk koruması" söylemini kullanarak meşruiyet arıyor.
Göçmen karşıtı grupların yükselişi
İngiltere'de göçmen karşıtı sokak gruplarının sayısı son 18 ayda hızla arttı. Toplam 28 grup tespit edildi. Bu gruplar, kendilerini "topluluk koruyucuları" olarak tanımlıyor ve özellikle kadınların ve çocukların güvenliğini sağladıklarını iddia ediyor. Ancak gerçekte, yetkisiz sokak devriyeleri düzenleyerek göçmenlere ve azınlıklara yönelik taciz ve şiddet eylemlerine karışıyorlar. Uzmanlar, bu grupların "topluluk korumasını ırkçı haydutluk için paravan" olarak kullandığını belirtiyor.
İçişleri Bakanlığı ve polis teşkilatı, bu grupların faaliyetlerini yakından izliyor. Ancak yasal boşluklar nedeniyle etkili bir müdahale yapılamıyor. Gruplar, sosyal medya üzerinden örgütleniyor ve hızla yeni üyeler kazanıyor. Son dönemde yaşanan göçmen karşıtı protestolar ve şiddet olayları, bu grupların ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi.
İngiltere'de göçmen karşıtı söylem, özellikle Brexit sonrası dönemde ana akım siyasette de yankı buldu. Bazı siyasetçilerin göçmenleri hedef alan açıklamaları, bu tür grupların cesaretlenmesine yol açtı. Sivil toplum kuruluşları, hükümeti bu gruplara karşı daha sert önlemler almaya çağırıyor.
Toplumsal ve siyasi yansımalar
Uzmanlar, bu grupların yükselişinin İngiltere'de toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğini ve yeni çatışmalara zemin hazırladığını vurguluyor. Göçmenler ve mülteciler, kendilerini giderek daha güvensiz hissediyor. Polis, nefret suçlarında artış olduğunu rapor ediyor.
Öte yandan, ana akım medya ve siyasetçilerin bir kısmı, bu grupların "endişeleri dile getirdiğini" savunarak onları meşrulaştırıyor. Bu durum, aşırı sağın normalleşmesine katkıda bulunuyor. Avrupa'da da benzer oluşumların arttığı gözlemleniyor.
İngiliz hükümeti, göç politikasını sıkılaştırarak bu tür grupların taleplerine yanıt vermeye çalışıyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu politikaların göçmenleri daha da savunmasız bıraktığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de göçmen karşıtı grupların yükselişi, Avrupa genelinde yabancı düşmanlığının arttığını gösteriyor. Türkiye, Avrupa'ya göçmen gönderen ve aynı zamanda milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan bir ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Avrupa'da artan göçmen karşıtlığı, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde göç anlaşmaları ve vize serbestisi gibi konularda baskı oluşturabilir. Ayrıca, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları da bu tür grupların hedefi olabilir. Türkiye, Avrupa'daki Türk toplumunun güvenliğini sağlamak için diplomatik girişimlerde bulunmalı ve aşırı sağ grupların yükselişine karşı uyanık olmalıdır.