İngiltere'de hapishanelerdeki aşırı kalabalığı azaltmak amacıyla yürürlüğe konulan erken tahliye programı kapsamında yüzlerce mahkum serbest bırakıldı. Programdan yararlanan mahkumlar, BBC'ye yaptıkları açıklamada cezaevlerinin 'aşırı kalabalık' olduğunu ve kendilerini 'başarısızlığa mahkum edilmiş' hissettiklerini söyledi. İlk tahliye dalgası, İngiltere Adalet Bakanlığı'nın cezaevi kapasitesini rahatlatmak için attığı adımın sonucu olarak gerçekleşti.
Erken Tahliye Programının Arka Planı
İngiltere'de cezaevleri uzun süredir kapasitesinin üzerinde faaliyet gösteriyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, geçtiğimiz yıl cezaevi nüfusu rekor seviyeye ulaşarak 88.000'i aştı; bu, kayıtlı kapasitenin yaklaşık 2.000 üzerinde. Hükümet, bu baskıyı azaltmak için 2023'te yasal düzenleme yaparak belirli suçlardan hüküm giymiş mahkumların cezalarının erken bir bölümünde tahliye edilmesinin önünü açtı. Program, şiddet suçları, cinsel suçlar ve terör suçlarından mahkum olanları kapsam dışı bırakıyor. İlk etapta yaklaşık 1.700 mahkumun serbest bırakılması planlanıyor; bunların çoğu düşük riskli kabul edilen ve cezalarının son dönemine girmiş kişilerden oluşuyor. Ancak uygulama, kamu güvenliği endişeleri ve mağdur hakları savunucularının eleştirileriyle karşı karşıya. BBC'ye konuşan tahliye edilen mahkumlardan biri, "Cezaevi aşırı kalabalıktı, iki kişilik hücrede dört kişi kalıyorduk. Erken tahliye edilmek bir şans gibi görünse de aslında başarısızlığa mahkum edildiğimizi hissediyoruz çünkü dışarıda bizi destekleyecek hiçbir sistem yok" dedi. Bir diğeri ise "Rehabilitasyon programlarına erişimimiz yoktu, bu yüzden tekrar suç işlemekten korkuyorum" diye ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'deki bu gelişme, Batı Avrupa'da cezaevi reformu ve suç politikaları tartışmalarının bir parçası. Fransa, İtalya ve İspanya gibi ülkeler de benzer kapasite sorunlarıyla boğuşuyor. Avrupa Birliği temel haklar raporları, üye ülkelerde cezaevi koşullarının iyileştirilmesi çağrısı yapıyor. İngiltere'nin Brexit sonrası dönemde kendi adalet sistemini yeniden şekillendirme çabası, bu tür radikal adımları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, erken tahliyelerin kısa vadede cezaevi baskısını azaltsa da uzun vadede suç oranlarını artırabileceği uyarısında bulunuyor. Cambridge Üniversitesi kriminoloji profesörü Dr. Sarah Lewis, "Erken tahliye, ancak güçlü bir rehabilitasyon ve denetim mekanizmasıyla desteklenirse işe yarar. Aksi halde toplum güvenliği riske girer" değerlendirmesini yaptı. Öte yandan, insan hakları örgütleri cezaevlerindeki aşırı kalabalığın temel bir hak ihlali olduğunu savunuyor. İngiltere'deki bu adım, diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir veya uyarıcı olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de cezaevi nüfusu son yıllarda hızla arttı; Adalet Bakanlığı verilerine göre 2023 itibarıyla 300.000'i aşkın tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Kapasite sorunu ve aşırı kalabalık, Türkiye'nin de gündeminde. İngiltere'nin erken tahliye uygulaması, Türkiye için doğrudan bir model olmasa da ceza infaz sistemindeki tıkanıklığa dair bir karşılaştırma sunuyor. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve AB ilerleme raporlarında cezaevi koşulları nedeniyle sık sık eleştiriliyor. İngiltere'nin attığı adım, Türkiye'nin kendi reform tartışmalarında 'erken tahliye' seçeneğini daha fazla gündeme getirebilir. Ancak Türkiye'nin terörle mücadele kapsamındaki özel durumu, böyle bir uygulamanın kapsamını daraltabilir. Yine de cezaevi reformu, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde ve insan hakları alanında önemli bir başlık olmaya devam ediyor.