İngiltere'de Ulusal Sağlık Servisi (NHS), dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) ile otizm spektrum bozukluğu konusunda artan farkındalık nedeniyle ciddi bir değerlendirme kriziyle karşı karşıya. Ülke genelindeki NHS kurulları, iki yıla varan bekleme sürelerini aşan hastalar için entegre bakım kurulları (ICB'ler) aracılığıyla yeni düzenlemeler uygulamaya koydu. Bu durum, ruh sağlığı ve nörogelişimsel bozukluklar alanında uzman desteğine erişimi daha da zorlaştırıyor.
NHS'te Değerlendirme Darboğazı ve Arka Planı
NHS verilerine göre, DEHB ve otizm değerlendirmeleri için bekleyen hasta sayısı son yıllarda hızla arttı. Pandemi sonrası dönemde ruh sağlığı hizmetlerine olan talep patladı; ancak sistemin kapasitesi bu talebi karşılayamıyor. Uzman eksikliği, finansman yetersizliği ve idari süreçlerdeki yavaşlık, süreçleri daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor. Özellikle çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerinde (CAMHS) yaşanan personel sıkıntısı, aileleri özel kliniklere yönelmeye zorluyor. Ancak özel sektördeki ücretler, dar gelirli aileler için ulaşılamaz durumda.
İngiltere'de 2023-2024 döneminde DEHB değerlendirmesi için bekleyen hasta sayısı 200 bini aşmış durumda. Otizm değerlendirmelerinde ise bu sayı 150 binin üzerinde. Ortalama bekleme süreleri bazı bölgelerde iki yılı aşarken, bazı bölgelerde üç yıla kadar çıktığı bildiriliyor. Bu durum, çocukların eğitim hayatında ve yetişkinlerin iş yaşamında ciddi olumsuzluklara yol açıyor. Erken teşhis edilemeyen DEHB ve otizm vakaları, bireylerin sosyal ve akademik gelişimini olumsuz etkiliyor.
NHS Entegre Bakım Kurulları, artan talebi yönetmek için önceliklendirme kriterlerini sıkılaştırdı. Ancak bu durum, hafif semptomları olan hastaların daha da geri planda kalmasına neden oluyor. Sağlık uzmanları, sistemin acil bir reforma ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. İngiltere hükümeti, ruh sağlığı hizmetlerine yönelik ek fon sağlayacağını açıklasa da, bu fonların ne kadarının DEHB ve otizm değerlendirmelerine ayrılacağı belirsiz.
Küresel ve Bölgesel Boyut
DEHB ve otizm farkındalığının artması sadece İngiltere'ye özgü bir durum değil. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, dünya genelinde otizm spektrum bozukluğu prevalansı son 20 yılda önemli ölçüde arttı. Bu artışta tanı kriterlerinin genişlemesi, farkındalığın artması ve tarama programlarının yaygınlaşması etkili. Ancak birçok ülke, artan talebe cevap verecek altyapıya sahip değil. Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer sorunlar yaşanıyor; özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde ruh sağlığı hizmetlerine erişim daha da kısıtlı.
İngiltere'deki bu kriz, diğer ülkeler için de uyarı niteliğinde. Sağlık sistemlerinin nörogelişimsel bozukluklara yönelik kapsamlı bir strateji geliştirmesi gerekiyor. Erken müdahale programları, okul tabanlı taramalar ve toplum temelli destek hizmetleri, uzun vadede maliyetleri düşürebilir. Aksi halde, bekleme listeleri daha da uzayacak ve hastalar mağdur olmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de DEHB ve otizm farkındalığı her geçen yıl artıyor. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, otizm tanısı alan çocuk sayısı son on yılda önemli ölçüde arttı. Ancak Türkiye'de de benzer şekilde uzman doktor ve terapist eksikliği yaşanıyor. Kamu hastanelerinde çocuk ve ergen psikiyatrisi randevuları aylar öncesinden dolduruluyor. Özel klinikler ise yüksek ücretleri nedeniyle sınırlı bir kesime hitap ediyor. İngiltere'deki bu gelişme, Türkiye'nin sağlık sistemi için de bir uyarı: erken teşhis ve müdahale hizmetlerine yatırım yapılmazsa, ileride benzer bir krizle karşılaşılabilir. Ayrıca, Avrupa'daki bu tür sorunlar, Türkiye'nin sağlık turizmi potansiyelini de etkileyebilir; zira İngiltere'den Türkiye'ye gelen hastalar, daha hızlı ve uygun fiyatlı hizmet almayı umuyor.