İngiltere'de sağlık yetkilileri, ülkede iki çocuğun kızamık nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı. İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) verilerine göre, son iki haftada 100'den fazla yeni kızamık vakası rapor edildi. Vakaların en yoğun olduğu bölgeler Londra, Doğu İngiltere ve Batı Midlands olarak belirlendi. UKHSA, aileleri çocuklarını kızamık aşısı yaptırmaya çağırırken, hastalığın önlenebilir olduğu vurgulandı.
Kızamık Vakaları ve Bağışıklama Düzeyi
Kızamık, oldukça bulaşıcı bir viral hastalık olup aşılama ile önlenebilmektedir. Ancak son yıllarda aşı karşıtlığı ve aşı tereddüdü nedeniyle bağışıklama oranlarının düşmesi, Avrupa genelinde olduğu gibi İngiltere'de de salgınlara yol açmaktadır. Özellikle MMR (Kızamık, Kabakulak, Kızamıkçık) aşısının iki doz halinde uygulanması gerektiği halde, aşılama oranı Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) önerdiği yüzde 95'in altına düşmüştür. Bu durum, toplumsal bağışıklığın zayıflamasına ve salgın riskinin artmasına neden olmaktadır.
UKHSA yetkilileri, hastalığın özellikle aşılanmamış çocuklar arasında hızla yayıldığını ve komplikasyonlarının ciddi olabileceğini, hatta ölümcül olabileceğini belirtmektedir. Kızamığın neden olduğu ölümler, gelişmiş ülkelerde nadir görülmekle birlikte, aşılama oranlarının düşmesiyle tekrar gündeme gelmiştir. İngiltere'de son dönemdeki vaka sayıları, aşılama kampanyalarının hızlandırılması gerektiğini göstermektedir.
Avrupa ve Küresel Bağlamda Kızamık Salgınları
İngiltere'deki bu durum, Avrupa genelinde artan kızamık vakalarıyla uyumludur. DSÖ verilerine göre, 2023 yılında Avrupa'da 40 binin üzerinde kızamık vakası rapor edilmiş ve bu sayı bir önceki yıla göre ciddi bir artış göstermiştir. Aşılama oranlarındaki düşüş, COVID-19 pandemisi döneminde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan aksamalar ve aşı karşıtlığının yaygınlaşması gibi faktörlerden etkilenmiştir.
Küresel ölçekte, kızamık aşılamasındaki aksaklıklar nedeniyle DSÖ, birçok ülkede büyük salgınlar yaşanabileceği uyarısında bulunmaktadır. Aşılama oranının yüzde 95'in altına düştüğü toplumlarda hastalığın yayılma riski artmaktadır. Bu bağlamda, İngiltere'deki ölümler, aşılamanın önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de son yıllarda aşı karşıtlığı ve aşı tereddüdü nedeniyle bağışıklama oranlarında düşüş gözlemlenmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, MMR aşısının birinci dozunda yüzde 96 olan aşılama oranı, ikinci dozda yüzde 80'lerin altına inmektedir. Bu, toplumsal bağışıklığın sağlanması için yeterli değildir. İngiltere'deki gibi salgınların Türkiye'de de yaşanma riski bulunmaktadır. Özellikle göçmenler ve seyahat edenler arasında hastalığın yayılma olasılığı dikkate alınmalıdır. Türkiye, güçlü bir aşılama programı ve halk sağlığı bilincinin artırılmasıyla bu riski azaltabilir. Bu nedenle, ailelerin çocuklarını aşılatması ve sağlık otoritelerinin aşılama kampanyalarını hızlandırması kritik önem taşımaktadır.