İngiltere'deki camilere yönelik nefret saldırıları endişe verici boyutlara ulaştı. British Muslim Trust tarafından yayımlanan ve hükümetin Müslüman karşıtı nefreti izleme ortağı Müslüman İşler Ofisi'ne (Muslim Affairs Office) dayandırılan yeni verilere göre, ülkede her beş günde bir cami saldırıya uğruyor. Geçtiğimiz yıl içinde 70'ten fazla vaka kayıtlara geçti; bu saldırılar şiddet eylemleri, mülke zarar verme ve vandalizm gibi çeşitli biçimlerde gerçekleşti.
Gelişmenin arka planı
Saldırıların büyük kısmı küçük çaplı olsa da, bazıları silahlı saldırı ve kundaklama gibi ciddi boyutlara ulaştı. Veriler, saldırıların genellikle Cuma namazı saatlerinde veya gece geç saatlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Müslüman İşler Ofisi, bu tür eylemlerin Müslüman toplum üzerinde derin bir korku ve güvensizlik yarattığını belirtiyor. British Muslim Trust Başkanı Dr. Mohammed Amin, “Bu istatistikler sadece rakamlardan ibaret değil; her bir saldırı, bir cemaatin ibadet özgürlüğüne yapılmış bir saldırıdır” dedi. Örgüt, hükümete nefret suçlarıyla mücadelede daha etkin adımlar atılması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'deki cami saldırıları, Avrupa genelinde yükselen İslamofobi ve göçmen karşıtlığı bağlamında değerlendiriliyor. Son yıllarda Fransa, Almanya ve İsveç'te de benzer olaylar artış gösterdi. Uzmanlar, bu durumun aşırı sağ söylemlerin normalleşmesi ve sosyal medyada nefret içerikli paylaşımların yaygınlaşmasıyla bağlantılı olduğunu vurguluyor. Avrupa Birliği'nin 2022 tarihli bir raporu, üye ülkelerde Müslümanlara yönelik ayrımcılığın yüzde 20 arttığını ortaya koymuştu. İngiltere'deki durum, bu küresel eğilimden bağımsız değil. Öte yandan, İngiltere İçişleri Bakanlığı konuya ilişkin bir açıklama yapmadı; ancak camilere güvenlik desteği sağlamak için geçen yıl 5 milyon sterlinlik bir fon ayırdığı biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'de camilere yönelik saldırılar, Türkiye'nin Avrupa'daki Müslüman toplumlarla ilişkileri açısından önemli bir gösterge. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yurtdışında organize ettiği camiler ve Türk sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri, bu tür saldırılardan doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, Avrupa genelinde İslamofobi'nin yükselmesi, Türkiye'nin AB ile diyalogunda insan hakları ve din özgürlüğü konularını daha fazla gündeme getirmesine neden olabilir. Ekonomik olarak, bu tür istikrarsızlıklar Türk iş insanlarının İngiltere yatırımlarını olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. İngiltere'de yaşayan 500 bin Türk vatandaşının da güvenlik endişeleri, iki ülke arasındaki sosyal bağları zedeleyebilir.